2008′de Paranın Seyri

Cemil Ertem 2007-12-11 tarihli Taraf Gazetesi Yazısı

2007 yılında Türkiye’de, altına yatırım yapanlar, borsa profesyonelleri ve birikimini YTL’de tutup en yüksek faizli enstrümanı kovalayanlar kazandı. İMKB endeksi 2007 yılı toplamında yüzde 40’ın üzerinde getiri sağladı. Altın yüzde 25 getiriyle ikinci sırada. Bono ve mevduat faizleri ise yüzde 20’ler civarında getiri sağladı. Doların YTL karşısında değer kaybı 16,4, avro ise 6,7 değer kaybetti.

Bu sonuçlar bize, bitirmekte olduğumuz yıl hakkında, çok şey söylüyor. Ve tabi 2008’in de işaretleri veriyor. 2006 yılında altın yatırım araçlarının lideri olmuştu. Şimdi en çok borsa kazandırdı. Doların değer kaybı ise, geçen yıla göre, artarak sürdü.

Geçen yıl seçimler, Cumhurbaşkanlığı gerilimi altını öne çıkararak borsayı aşağıya indirmişti. Bu yıl, özellikle seçimlerden sonra, daha olumlu bir seyir izledik. Türkiye’yi tek yoran gelişme ABD kaynaklı durgunluk tehlikesiydi. Bu sorun devam edecek gibi gözüküyor.

FED 11 Aralıkta (bugün) , piyasaların beklediği gibi, faiz indirecek ama bu bulutlu havayı dağıtmaya yetmeyecek.

Avrupa’daki büyüme oranları da düşüyor. İngiltere’deki sorun çok derin. Bu çerçevede Avrupa Merkez Bankası’da faiz indirimine gidebilir. Ve bunu 2008’de sürdürebilir. Avrupa Merkez Bankası dolar-avro paritesini bu seviyelerde tutmak isteyecek. Bu aşamada daha değerli avroyu Avrupa ekonomisinin kaldıramayacağı yaygın kanı. Ama dolar konusunda 2008’de şaşırtıcı gelişmeleri bekleyelim. İran dolar üzerinden petrol satmayacağını söylüyor. Bu çok önemli.

Çin ve gelişen Asyanın dolar rezervleri ise saatli bomba.

Küresel piyasalar şimdilik yatışmış gözüküyor. Ama saatli bombalarda çalışmaya devam ediyor. Dünya kapitalizmini, derin bir krize taşıyacak üç saatli bomba var şimdilik. Bunlardan birincisi dolar. Geçen ay OPEC toplantısında kazayla mikrofon açık kalınca tartışılan konunun petrol ticaretinin dolar üzerinden olmamasının muhtemel sonuçlarının tartışıldığı ortaya çıktı. Şimdi doların şu aşamada, dünya parası olma özelliğini yitirmesi ve Çin gibi güçlü rezerv biriktiren ülkelerin dolar satmaya başlaması birinci saatli bomba.

İkinci saatli bomba yine Çin’in Yuan değerini düşük tutarak dünya pazarına “ucuz” mal vermeye devam etmesi. Çin Yuan’ın AB’nin ve ABD’nin baskısına rağmen revalüasyonuna izin vermiyor. Nitekim Çin Halk Bankası danışmanlarından Fan Gang, Çin kurunda yaşanacak büyük bir revalüasyonun spekülasyona ve büyüyen bir hasara davetiye çıkaracağını söyledi.

Yuan, 2005’te sabit değişim oranının kaldırılmasından bu yana dolar karşısında yüzde 11,5 değer kazandı.

Üçüncü saatli bomba ise giderek yaklaşan ABD seçimleri. Şimdilik bütün siyasi ve ekonomik senaryolar Bush iktidarının son bulacağı üzerine kuruluyor. Yani ABD ve dünya bir demokrat iktidarı bekliyor. Ama ya yeniden Cumhuriyetçiler kazanırsa ne olur? İşte o zaman her şey hızla baş aşağı gitmeye başlar. Dünyanın gözlerini kapayıp ABD seçimlerini bekleyeceği günler yaklaşıyor.

Bu saatli bombalar patlamazsa 2008’de paranın seyri değişmeyecek.

Dolar tehlikeli, altın güvenli, borsa profesyonel, YTL ve faizi ise yine revaçta olacak.


Yorum Yaz