Future Piyasalar Ergenekon ve Ötesi
Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 30-05-2008
0
Meslektaşım ve mesai arkadaşım Mehmet Sağlam’ın giderek yükselen emtia fiyatlarıyla ilgili önemli bir iddiası ve savı var. Dr. Sağlam, başta petrol olmak üzere birçok emtia fiyatının sanal future piyasalarda belirlendiğini söylüyor. Yani bu piyasalarda olan biten bir monopol-bilgisayar oyunu gibi. Karşılığı olmayan bir parayla(dolar) üretilmeyen malları satın alıyorsunuz. Para bol, mal sıkıntısı da yok. “ Dünyada bir yılda yeraltından çıkarılan altının tamamı 2500 ton, ama future piyasalarda alınıp satılan altın miktarı 100 bin ton. Demirde, bakırda, buğdayda, pirinçte, petrolde durum hep aynı. Elinde para olan herkes üretmek yerine future piyasalarda bir mala kapılanmayı kendine daha uygun görüyor.” [1] Bu soruna kestirme çözüm önerisi ise future sözleşmelerde teminatların artırılması. Ancak teminatların artırılması işin yalnızca bir yanı. Yani sorunun mal fiyatları yanını geçici olarak çözersiniz. Ancak “para” yanı çözümsüz kalır. Dolayısıyla uzun vadede kalıcı bir çözüme ulaşmış olmayız. Ancak yine de Sağlam’ın önerisi Fed’in piyasaya karşılıksız dolar pompalamasından daha sahici. Üstelik Fed’in yaptığı sorunun karşılıksız para yanını çoğaltan bir davranış. Malların fiyatları karşılıklarının tam anlamıyla olmaması nedeniyle de artıyor. Dolar artık bir kriz parası ve bu haliyle devam etmesi çok güç. Bugün emtia fiyatları, onları satın alacak paranın (dolar) giderek düşmesinden dolayı arttığı gibi, üretime dayanmayan spekülasyonlar yüzünden de artmaktadır. İşte istenirse otoriteler Mehmet Sağlam’ın dediği gibi işin spekülatif yanını, teminatları artırarak, hemen önleyebilirler. Ancak bunu yapmıyorlar. Çünkü bugün ikinci bir ekonomiyi ayakta tutmak ve bunu manipüle etmek bu geçiş döneminde önemli bir sermaye birikim aracı.
Aslında karşılıksız para ve enflasyoncu yeniden gelir dağılımı kara para ekonomisini besleyen ve giderek yaratan bir mekanizmadır. Ulus-devletler, kaydi ekonominin yanı sıra kayıt-dışı ikinci bir ekonomiyi yaratmak ve bundan nemalanmak zorundalar. Kapitalist devletin organları denetleyebildikleri kayıt-dışı ekonomiye izin verir. Bugün trilyon dolarlık bir ikinci ekonomi karşılıksız para sistemini besliyor ve yeniden doğuruyor. Devletlerin siyasi ve askeri gücüne dayalı para sistemleri, kara paraya dayalı ekonomilerin de yaratıcısıdır. Mesela şöyle bir konuşma üretime dayalı bir para sisteminin olduğu ve kayıt altına alındığı bir ekonomik yapıda olmaz:
— Ya ne demek ya, burada arsanın değeri 22 milyon dolar, bunlar benden 30 milyon dolar istediler. Tamam dedim. (…)
—Anladım Paşam, ben konuştum sizin bilginiz olsun diye söylüyorum, dedim ki bu 30 milyon doların içindeki 500 bin doları bize masraf olarak iade edeceksiniz…[2]
Türkiye’de, Gladio, yerli adıyla Ergenekon örgütlenmesi bu kara havuzunun içinde yüzdü ve varlığını korudu. Ulus devletlerin siyasi ve askeri güçlerine dayanarak piyasaya sürdükleri karşılıksız paralar bugünkü krizin nedenlerinden biri olduğu gibi, bu devletlerin yarattığı çetelerin de varlık suyudur. Bu anlamda, önüne gelen sorunları savaşla, kanla çözmeye kalkan Bush çetesiyle bizdeki Ergenekon çetesinin çok farkı yok. Her ikisi de, artık meşruiyetini ve varlık amacını yitirmekte olan ulus devletin karşılıksız parasıyla, ekonomisinden güçlerini alıyorlar. Bugün bu süreçte en büyüğünden ( ABD militarist sistemi) en küçüğüne kadar (Türkiye gibi demokrasi fukarası ülkelerdeki yasa dışı ve “yasal” yapılar) bu sistemin kurumları ulus-devletle birlikte aşınıyorlar. Karşılıksız para olan dolara dayalı şimdiki spekülatif dünya nasıl sona yaklaşıyorsa ulus devletin yarattığı siyasi yapılar da sona yaklaşıyor. Yalnız çeteler değil, bu yapıyı üstü örtülü de olsa savunan partiler de. Hem de en sağından en soluna kadar. “Sosyal demokratı”, “ sosyalisti”, milliyetçisi hepsi karşılıksız dolar ve “future” piyasalarla (!) birlikte göçüp gidecekler.
[1] Mehmet Hakan Sağlam, Zemberek Kırıldı Kırılacak, Taraf,30-Mayıs-2008
[2] Kod Adı Darbe, Zihni Çakır, s. 77

