21 YIL SONRA İDRİS KÜÇÜKÖMER
Posted by ertemcemil132 | Posted in Alternatif İktisat | Posted on 06-07-2008
1
DERBE GÜNLÜKLERİNİ İDRİS HOCA’YLA BİRLİKTE OKUYUN!
Bugün İdris Küçükömer’i anıyoruz. Tam 21 yıl oldu İdris Hoca aramızdan ayrılalı. Aslında bugünler İdris Küçükömer’e bir armağan. Onun yazdıklarının bugün yaşıyoruz.
Bir sosyal bilimcinin tezleri ölümünden 20 yıl sonra yaşadığı ve o tezleri ürettiği toplum tarafından doğrulanıyor.
İdris Küçükömer, Türkiye solunda sapla samanın karıştığını ve daha da karışacağını bundan 30 yıl önce söylemişti. Ona göre, kendisini sol sananlar aslında sağ, sağcılar ise aslında sol bir anlayışı kendilerinden bile gizli hayata geçirmeye çalışıyorlardı.
İdris Hoca, yukardan inmeciliğin, halka rağmen halkçılığın, Kemalizm’in aslında sağ olduğunu yıllardır yazdı durdu. Bugün, İdris Kücükömer’in yazdıklarını tekrar okumalıyız. Siyasetin aslında bir gelecek dizaynı sanatı olduğunu iktisadın loş labirentlerinde bize anlattı.
Bugün İdris Hoca’nın söylediklerini bir model olarak gerçek hayatta görüyoruz.
Çözülmesi imkânsız çok bilinmeyenli bir denklemin bugün nasıl çözüldüğü gün gibi karşımızda. Geleceğin sol anlayışının nasıl bir şey olacağı da şekillenmeye başladı. Milliyetçiliğin nasıl bir turnusol kâğıdı olduğu şimdilerde ortaya çıkıyor. Mavi turnusol kâğıdı aside batırıldığında nasıl kırmızıya dönüşürse, her türlü milliyetçilik de hangi bataklıkta debelendiğine bağlı olarak renk değiştiriyor. Kırmızıda olabiliyor; görüyorsunuz… Bugün gerçek renkler ortaya çıkmaya başladı.
İdris Küçükömer aykırı görüşleri yüzünden hem üniversiteden hem de içinden çıktığı ‘sol’ çevrelerden neredeyse ‘uzaklaştırıldı’ Fakülte kurulunun profesörlüğe yükseltilmesi için aldığı karar, üniversite senatosunca onaylanmadı. İdris Hoca ancak Danıştay kararıyla 10 yıllık bir gecikmeyle profesör unvanı alabildi.
İdris Hoca’nın “Düzenin Yabancılaşması” adlı kitabı Türkiye sol anlatısı açısından ideolojik bir devrimdir.
Burada yukarıdan inmeciliğin, modernist jakoben anlayışın aslında sol değil, sağ anlayışa denk düştüğünü vurgulayan Küçükömer, CHP ve devletçi solu sağ tarafta değerlendiriyordu. Şimdi bu çizgi için Küçükömer’in az bile söylediğini görüyoruz. Bu çizginin “nasyonal sosyalist” olduğu açık değil mi? Bugün darbecileri, kendi arkadaşlarının katillerini savunan “solcular” niye sizi şaşırtıyor; bunları İdris Hoca 30 yıl önce anlattı.
Korparatist meslek örgütlerini, sarı-devletçi sendikaları, kendisine 10 yıl boyunca profesörlük unvanı vermeyen “üniversiteyi” 30 yıl önce mahkûm etti. Avrupa’nın gelişmesinin liberal sivil toplumla olduğunu söylerken, Türkiye için de bir şeyler söylüyordu aslında…
Sınıf mücadelesinin devletin kolları altında değil, sistemin mağdurlarının yanında, sivil alanlarda ve demokrasiyi derinleştirerek olacağını söyledi.
İdris Hoca, Türkiye’deki jakoben ve modernist elitin ve onların kuyruğuna takılan sahte solcuların Türkiye halkının gerçek düşmanları olduğunu söyledi. Bugün bunlar turnusol kâğıdının asit görmesi gibi gerçek renklerini dışa vurdular. Faşizmin karası yürekleri ve kof beyinleri ortaya çıktı; Ergenekoncularla birlikte…
İdris hoca artık yok; ama insanı öne çıkaran, bugünü anlayan, yarının ancak gerçek, kurumsallaşmış demokrasiyle kurulacağını bilen insanlar çoğalıyor.
Şimdi Taraf’taki “darbe günlüklerini” Düzenin Yabancılaşması ile birlikte okumanızı tavsiye ederim. Hayatınız değişir mi bilmem; ama çok şey göreceksiniz.
Ben yazı yazmaya Yeni Gündem’de başladım. Hoca’da orada yazdı.
Bu hayatımdaki en güzel, en anlamlı tesadüf.
Sen çok yaşa İdris Hoca.


sevgili cemil internette sana rastladığım için çok sevindim. görüşmek üzere sadık