Erkek iktidarı çözülüyor; kadınların ekonomik gücü ortaya çıkıyor
Posted by ertemcemil132 | Posted in aktüel dergisi yazıları | Posted on 13-12-2009
3
Bugün tüm dünya hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak büyük bir alt-üst oluşun içinde.
Ekonomik kriz yalnız ekonomi ile ilgili alanları dönüştürmüyor. Kriz, ekonomi ile birlikte siyaseti de dönüştürüyor. Bu iki temel alanın krizle birlikte yenilenmesi, değişimin boyutlarını kültürel, sosyal alanlara taşıyor. Kültürel ve sosyal alanlardaki değişiminin en önemli öznesi ise dün olduğu gibi bugün de kadınlar.
Erkeklerin kriz nedeniyle kaybettiği işlere kadınlar talip oluyor; ayrıca kadınlar eşlerinin, babalarının işsiz kalması sonucu aileyi ayakta tutmak için kendi işlerini kurma doğrultusunda adım atıyorlar. Örneğin Türkiye’de Aralık 2007-Aralık 2008 döneminde erkek istihdamı 160 bir kişi azalırken, kadın istihdamı 250 bin kişi arttı. İşte krizin hissedilmeye başlandığı ilk dönemde kadın istihdamında bu artış tam bir kriz etkisi.
Kadınlar bu istihdam artışını en çok hizmet sektöründe sağlıyorlar. TÜİK verileri, kadın istihdamında 2007-2008 yılları arasında görülen 250 binlik artışın 243 bininin hizmet sektöründe olduğunu gösteriyor. Erkeklerdeki istihdam azalışı ise sanayi sektöründe görülüyor. Küreselleşme ile birlikte sanayileşmenin yerini bilişim, ileri teknoloji içeren sektörler ve hizmetler alıyor. Bu alanlarda ise kadınların egemenliği artık kaçınılmaz bir gerçek. Yukarıdaki rakamlar yalnız Türkiye’nin gerçeği değil; bu eğilim başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünyada gözlemleniyor.
KADINLAR KENDİ İŞLERİNİ KURUYOR
Kriz sonucu kadınların istihdama daha yoğun katılımı özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Türkiye dâhil bu ülkelerde görülen bir diğer eğilim ise, kadınların kendi işlerini kurması. Türkiye’de kadın istihdamındaki artışın önemli bir bölümünün kendi hesabına çalışanlarda gerçekleştiği görülüyor. Kendi hesabına çalışan kadınlarda son bir yılda 136 bin kişilik bir artış olurken, ücretli ve yevmiyeli çalışan kadın sayısı ise 101 bin kişi artmış. Bu, kadınların “girişimci” olarak risk aldıklarını ve hayata yalnız ekonomik olarak değil, sosyal olarak da katıldıklarını ortaya koyuyor. Bu gerçeğin sosyal ve kültürel sonuçlarını Türkiye, şu sıralar özellikle büyük kentlerde yaşamaya başladı bile. Boşanma istatistikleri özellikle üç büyük kentimizde son yıllarda önemli bir artış trendinde.
Mikro kredi gibi uygulamalar, yoksul ülkelerde kadınlar üzerinden üretilen yoksulluğu törpülerken kadın gelirlerini de artırıyor. Dünyada ekonomik krizin baş gösterdiği 2005 yılından bu yana kadınların geliri yüzde 8,1 artmış durumda.
KADINLAR ALKOL, SİGARA VE PORNO ENDÜSTRİSİNE DARBE VURUYOR
Bu durum kadın tüketicilerini de hâkimiyeti demek. Çünkü erkek tüketicilerle ayakta kalan alkol, sigara, porno endüstrisinin gelirleri düşerken, kadınların hâkim olduğu gıda, sağlık, çocuk bakımı, eğitim gibi sektörlerin gelirleri hızla artıyor. Yeni insanlığa zararlı ne varsa erkek tüketimiyle birlikte azalıyor.
Goldman Sachs’ın Ağustos-2009 raporu ‘Kadın Cüzdanının Gücü’ başlığını taşıyordu. Raporda, ekonomideki büyümenin kadın ve erkek cinsiyetlerini daha eşit hale getireceğine de dikkat çekiliyor. Sağlık ve eğitime daha çok harcayıp, daha fazla tasarruf yapan ve daha az risk alan kadınların yönettiği dünyada, daha az savaş daha az ekonomik kriz yaşanacağı varsayılıyor.
KADINLAR TASARRUFU SEVİYOR
Danışmanlık şirketi Boston Consulting Group’un bir araştırmasına göre, önümüzdeki 5 yılda ekonomiye kadınların kazandığı 5 trilyon dolar katılacak ve böylece kadınların kriz sonrası dünya ekonomisinindeki ağırlığı, şimdiye kadar görülmemiş oranda artacak. Şu ana kadar tüm dünyada erkek nüfusun yarattığı gelir 23,4 trilyon dolar olarak hesaplanıyordu. Kadınların yarattığı gelir ise ancak 10,5 trilyon dolardı. Ancak gelişmeler öyle gösteriyor ki, bu tablo önümüzdeki yıllarda tersine dönecek.
Newsweek dergisinin ‘gerçek büyüyen market’ olarak nitelediği kadınların ekonomide yaratacağı büyüme, gelişen pazarlar Çin ve Hindistan’ın iki katı.
Kadınların ekonomik hayata katılımıyla değişen bir başka önemli olguda kadınların tasarruf alışkanlığı. Kadınların hayata ihtiyatlı bakışı bankacılığın yeni gücü olacak gibi gözüküyor. Örneğin Hindistan’da aile varlıklarının yarısı arazi ve makine gibi alanlara yapılmış. Bu alanlara gereksiz yatırımlar yapılması, gösteriş için makine ve arazi alınması yine akıldışı erkek egemenliğinin bir sonucu. Şimdi kadınların ekonomideki ağırlığının artması ile ailelerin tasarruf alışkanlıkları değişecek ve kadınların yarattığı yeni bir ekonomi kültürü giderek sosyal alanı da belirleyecek.
ERKEK İKTİDARININ MAKANİZMALARI AKSIYOR
Araştırmacı R. W. Connell, Toplumsal Cinsiyet ve İktidar isimli çalışmasında, erkeklerin iktidar ilişkilerini ellerinde tutarak nimetlerinden yararlandıkları bir cinsiyet sisteminden bahseder. Connell’e göre bu sistemin işleyişini sağlayan üç temel mekanizma vardır:
Birincisi erkekler kadınlardan daha fazla statü ve gelir getirecek işleri yaparlar. Yani cinsiyete dayalı bir işbölümü vardır. Şimdi Connell’in kadınları, erkeklerin arkasında, ikinci sınıf yapan bu mekanizmasının üstünü çizelim. Çünkü öteden beri, kadınların ağırlıklı olarak içinde bulunduğu ileri teknoloji içeren sektörler ve eğitim, sağlık, finans gibi alanları içeren hizmet sektörü gerek gelir gerekse statü açısından çok önde.
Connell’in ikinci mekanizması ise, kadınların şimdiye kadar ücretsiz ev-işi işlerde çalışması ve sosyal hayattan kopartılarak erkek egemenliğine boğun eğmesidir. Connell’in bu mekanizması krizle birlikte çözülüyor. Çünkü kadınlar, sanayi toplumunun çökmesiyle birlikte daha yoğun olarak işsiz kalan erkeklerin yerini, endüstri sonrası toplumu yaratarak, alıyor. Kadınlar, evden çıkarak kendi işlerini kuruyor ya da ağırlıklı olarak hizmet sektöründe istihdam ediliyor.
Connell’e göre; şimdiye değin kadınlar aleyhine işleyen üçüncü erkek egemen mekanizma da, kadın cinselliğinin metalaştırılması ve kadının bu yönde kullanılmasına yol açan toplumsal cinsiyet sistemi.
Connell bu sistemi, kadınlara topyekûn boyun eğdiren bir iktidar rejimi olarak tanımlar. Ne yazık ki Connell’in kadınları ezen bu iktidar mekanizması ilk ikisi gibi henüz geriye gitmiş değil. Ama kadınların ekonomik yaşamdaki ağırlıklarının artmasının yalnız ekonomik sonuçları olmayacak. Ekonomik değişim siyasi ve kültürel değişimleri de arkasından sürükleyecek.
Kadınlar şimdiye değen kapitalizmin tüm krizlerinde en çok kaybeden oldu. Krizler ve onların sonucu olarak gelişen savaşlar en çok kadınların canını yaktı.
Ama galiba bu sefer ufukta kadınca bir umut var.


1- Kadın neden kriz dönelerinde işe alınır.
2- Kadının tüketim alışkanlığı gerçekten sizin bahsettiğiniz verilerle belirttiğiniz şekildemidir.
3- İşsizliğin (ki sizde zaten erkeklerin yerine iş alınmalarını ifade etmişsiniz dolayısı ile işsiz kalan bir kesim var) olduğu yerde üçretler reel seviyedmidir.
ben başka bir yazınızın peşine düştüm buraya vardım. fakat öylesine altı doldurulmayan bir yazı ile karşılaşınca şaşırdım..
Merhaba, yazı bir eğilimden bahsediyor; gerçekleşmiş olgulardan değil. Kadın sorununun da bittiğini söylemiyor. Ama kadın sornu şüphesiz örneğin 50 yıl önceki gibi de değil.
ama bu konu sizin sorduğunuz sorular çercevesinde derinleştirilebilir. Bunu yapmanız önemli bir katkı olur.
tekrar merhaba, sorduğum soruların cevaplarını siz yazınızda ele almış olsanızda bunu verileri farklı değerlendirmişsiniz. Öncelikle 50 yıl öncesi kadın sorunu ile şimdiki kadın sorunu arasında (görünende bir değişiklik olsada)bir değişmenin olduğunu sanmıyorum. Yeterli düzende bir değişmenin olduğunu sanmıyorum. Bu konu gerçekten derin ve geniş bir analiz içermekte. (benimde yıkıcı/sinir edici-yukardaki yazıda da ortada- tartışma uslubum ile çıkılmaz bir hal alır
)
Kısa ve net bir ifade ile kriz dönemlerinde kadın her ne kadar toplumsallaşmaya sürüklenirken ucuz iş gücü ve erkeğe ikame edilmek üzere (daha az ücretle ve sosyal güvencesiz) istihdam edilmektedir. Burada ise kadın aslında kendine sağlananı (ev işinde kazanmadığı ücreti ve çalışması göz önünde bulundurularak) lütuf olarak görmekte..Bu daha çok ev kadınlığından çalışma hayatına atılan kadınlar için gecerli.
Kısa net oldu
uzatmayayım stop, cevap için teşekkür stop, birikim dergisinde yayımlanan kriz ile ilgili yazınızın ardın sıra vardım stop, kayboldum tamam stop