Posted by cemilertem | Posted in Alternatif İktisat | Posted on 28-08-2009
0
Küresel mali sermayenin kalbi ABD’den sökülüyor. Dünyanın en ücra köşelerine para-sermayeyi ulaştıracak bu kalp, şimdi Asya ile Avrupa’yı birleştiren bir yere, yani dünyanın yeni merkezine doğru gidiyor.
İşte mali sermayenin bu yolculuğu ve yeniden yapılanması hepimizin yakın geleceğini belirleyecek önemde. Şu sıralar Türkiye’nin Kürt sorunu dâhil attığı bütün adımlar tam buradan okunmalıdır ve hiç biri yalnız ABD’nin iradesinin sonucu değildir.
Bu adımlar kurulmakta olan yeni küresel uzlaşının ilk adımlarıdır. Bu açıdan bütün bu olan biteni ABD “yaptırtıyor” demek olan biteni hiç anlamamak demektir.
Geçen hafta “Değişimin finansal yüzü” yazımız bu saptama ve cümlelerle bitiyordu.
“Belge-darbe” tartışmaları ve krizin etkisi, bugün bize gösteriyor ki, Türkiye bir sıfır noktasına doğru gidiyor. Ekonominin ve ekonomi kurumlarının yeniden yapılanmasını siyaset izleyecek. Bu yapılanmada temel alanları ve öncelikleri saptayıp bu alanlarda alternatif üretenler öne çıkacak. Bugün “yarın” için soyut, uygulanamaz öneriler getirmek hiçbir şey dememek anlamına geliyor.
Türkiye’de açık ya da örtülü siyaset yapmaya çalışan kurumların çoğu Türkiye’nin hızla bir “sıfır” noktasına doğru gittiğini kavrayamamış gözüküyor.
TÜSİAD bu konuda çarpıcı bir örnek. TÜSİAD, Türkiye’nin asker vesayetinde AB üyesi olmasını isteyecek kadar saçmayabiliyor. Ama bu saçmalama hali bugün yalnız TÜSİAD’a özgü bir durum değil.
TÜSİAD’da temsil edilen sermaye çevrelerinin, şimdiye değin iktidar ortağı olan askerlerin, iktidarlardaki ağırlıklarını aynen sürdürmek için yaptıkları “belgeli-darbeli” “yeni kurumsallaşma ve yapılanma” sürecini okuyamayan Türkiye solunun durumu da TÜSİAD’dan farklı değil.
Aşağıdaki ardı ardına ve farklı başlıklarda yazılmış 6 yazıda, şimdi yaşadığımız krizle birlikte, yeni bir ekonomi persfektifi için ipuçlarını ele almaya çalıştım. “Yeni finans sistemi ve sol& Muslukçuların ve berberlerin demokrasisi” yazıları piyasa ve merkezi planlama tartışmalarına gönderme yaparken, “IMF nasıl kimsesizlerin kimsesi olur” başlıklı yazı ise bundan sonrası için güncel sol bir politik duruşun “iktisadi” cephesini ele alıyor. Tüm bu yazılarda dikkat ettiğim nokta şu oldu; şimdiye kadar ezberlediğimiz, kabul ettiğimiz yaklaşımlardan bir nebze uzaklaşmak ve “soğukkanlılıkla” elimizdeki bilimsel malzemeye dayanarak yeni bir anlatının -hiç olmazsa- ipuçlarını oluşturmak. Şüphesiz ki, bu yazılar bilimsel makele formatından uzak; gazete yazıları. Ancak şuna dikkat ettim ve etmeye çalışıyorum: Yazıların soru sorması ve bu soruların aslında bir teze dayanması. Yanıtlar kolay değil. Zaten tek bir kişinin yanıtlayacağını sorular da değil bunlar. Ama önemli olan sormak; Türkiye’de soru sormak, sorgulamak cesaret istedi her zaman. Soru sormayı öğrendiğimi sanıyorum. Aşağıraki yazılar-eleştiri yönlü de olsa- sizede soru sorduruyorsa mütevazi amacına ulaşmış olacak.
Posted by cemilertem | Posted in Alternatif İktisat | Posted on 02-08-2008
1
AKP, bu karardan sonra hem eleştiri oklarına hedef olacak hem de övgüye. Yani bazıları ona avcının elinden son anda kurtulan av muamelesi yaparken bazıları da AKP’nin bu badireden kurtulduğuna üzülecek. Ama ne olursa olsun bu karar Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Ve AKP’nin durumundan, tüm niyetlerinden bağımsızdır. Bu sayfada aylar önce AKP’nin kapatılamayacağını, çünkü bunun açıktan bir darbe-girişimi değil darbe- olduğunu yazmıştık. (Bkz: 18.04.2008; Artık Zor AKP Kapatılmayacak!) Ancak her şeye rağmen yapabilirlerdi; Türkiye tarihinde her şeye rağmen yapılan o kadar çok şey var ki. Ama her şey bir yana, bu süreci yalnız kapatma davası ile birlikte okumamak gerekir. Bu süreç; Ergenekon Terör Örgütü operasyonu, bu iç temizlik karşısında Türkiye’nin siyasi aktörlerinin pozisyonu ve Türkiye’nin AB, ABD, Ortadoğu ilişkileri bağlamında okunmalı. Örneğin şimdiye kadar “sosyal demokrat” bilinen ancak Ergenekon Terör Örgütü operasyonuyla, aslında neo-faşist bir siyasi kimliği olduğu iyice açığa çıkan muhalefet partisi ve lideri var karşımızda.
Posted by cemilertem | Posted in Alternatif İktisat | Posted on 06-07-2008
1
DERBE GÜNLÜKLERİNİ İDRİS HOCA’YLA BİRLİKTE OKUYUN!
Bugün İdris Küçükömer’i anıyoruz. Tam 21 yıl oldu İdris Hoca aramızdan ayrılalı. Aslında bugünler İdris Küçükömer’e bir armağan. Onun yazdıklarının bugün yaşıyoruz.
Bir sosyal bilimcinin tezleri ölümünden 20 yıl sonra yaşadığı ve o tezleri ürettiği toplum tarafından doğrulanıyor.
İdris Küçükömer, Türkiye solunda sapla samanın karıştığını ve daha da karışacağını bundan 30 yıl önce söylemişti. Ona göre, kendisini sol sananlar aslında sağ, sağcılar ise aslında sol bir anlayışı kendilerinden bile gizli hayata geçirmeye çalışıyorlardı.