TAM REKABETTEN TEKELCİ DENGESİZLİĞE

Posted by ertemcemil132 | Posted in İktisat, Makaleler | Posted on 20-01-2010

1

TAM REKABETTEN TEKELCİ DENGESİZLİĞE

WALRAS’IN GENEL DENGESİNE NASIL DÖNÜLEBİLECEĞİNE DAİR ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM

 

ÖZ

 

 

Kapitalist piyasanın kendiliğinden dengesini kapsamlı olarak anlatan bu anlamda klasik iktisadın başyapıtı sayılan Smith’in “Ulusların Zenginliği,” “zenginliğin” başka bir anlatımla sermaye birikiminin önündeki en büyük engelin, devletin piyasanın doğal işleyişine müdahalesi olduğunu söyler. Smith’e göre; “doğal özgürlük ortamında devletin başlıca işlevi, adalet ve hukuk düzeni, ulusal savunma ve bazı kamu kurumlarının al-yapı yatırımlarını sürdürmesi olmalıdır.” Ancak Smith zamanında tekel hakkı merkantilizmin devletten elde ettiği imtiyazlarla sınırlıydı. Teknolojiyi üreten ve teknoloji rantıyla büyüyen karteller ve emperyal devlet kapitalizmiyle Smith tanışmamıştı. Smith, bu dönemi mutlaklaştırarak, tarihsiz bir kapitalizmi anlatırken, doğal olarak teorik bir dengeye ulaşacaktı. Bu anlamda, tam rekabet ve onun dengesi şüphesiz statik bir dengedir. Statik denge hiçbir şeyin hareket etmediği bir durumu ifade eder. Smith’in tam rekabetinin-zorunlu olarak- tarih olmasından sonra iktisat teorisi dengeyi tekelci dönemde de hep aramıştır.

 Şimdi yaklaşık 200 yılı aşkın bir süredir devam eden ulus-devlete dayalı kalkınma modeli ve onun serbest rekabete değil de “zora ve devlete” dayanan dengesi/dengesizliği bitiyor mu? Serbest piyasa, gerçekten kapitalizmin “anarşik” işleyişinin sonucunda ortadan kaybolmasa, yani tekelci kapitalizme dönüşmese, ilkönce Adam Smith’in “görünmez eli” sonra da Walras’ın mükemmel “genel dengesi” geçerli olur mu? Tekelci yapıların ve devlete dayanan bir ekonominin yerini, teknolojinin ve bilginin kesintisiz ve sonsuz yayıldığı bir rekabetçi sistem alırsa, bu sistemde, dinamik bir dengeyi hangi ekonomik birimler, nasıl oluşturur?  

Bu makale bu soruların yanıtını aramak için kısa bir başlangıçtır.