Seçim sonrasının dinamikleri

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 27-03-2009

0

Yerel seçimler Türkiye için çok ilginç bir tarihe denk geliyor. Seçimlerden hemen sonra, nisan ayı içinde, iki önemli küresel zirve var. Birincisi G-20 liderler toplantısı. Bu toplantı da kriz sonrasının yeni işbölümü çerçevesi konuşulacak. İkinci önemli küresel buluşma noktası ise NATO’nun 60. kuruluş yıldönümü toplantısı. NATO zirvesi aynı zamanda bir “AB’nin geleceği nasıl olacak” toplantısı da olacak. Fransa, tam 43 sene önce, 5. Cumhuriyet’in kurucusu De Gaulle’ün kararıyla NATO’nun askerî kanadından ayrılmıştı. O zaman Fransa, çok açık olarak, Sovyetler-ABD arasına sıkışmayacağını, Avrupa’dan ayrı ve daha önemli –bağımsız- bir güç olduğunu anlatmak istemişti. Şimdi Fransa NATO’nun askerî kanadına dönme hazırlığında. Bu hazırlığın anlamı NATO zirvesinde daha da belirginleşecek.

Hayatın-suyun-sıkıştığı yer veya su sorununun üç boyutu

Posted by cemilertem | Posted in ABD, Kriz, Küreselleşme, Finans Politik, Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 18-03-2009

0

 

 Nisan ayındaki zirveye hazırlık niteliğinde olan G-20 Maliye Bakanları toplantısından çıkan iki önemli vurgu vardı. Birincisi korumacılığın, bu krizin yol açabileceği en olumsuz sonuçlardan birisi olacağı ve korumacıkla mücadele edilmesine yapılan vurgu; ikincisi ise, banka sisteminin, bütün bu kriz boyunca, kendi başına bırakılmayacağının “resmen” kabulü.  Yani likidite desteğinin yetmediği yerde hızla “devletleştirmelerin” gündeme gelmesi artık “resmen” onaylandı.

Şimdi bütün bu kararlar çok şeyi anlatıyor aslında. Korumacılığı bir tehlike olarak görmekle banka sistemini devlet eliyle tamir etme iradesi arasında çelişki var gibi duruyor. Ancak kesinlikle değil. Çünkü şu andaki finans sistemi, hem kurumsal yapı olarak hem de risk yönetimi ve anlayışı olarak, bu krizle birlikte batan, bir önceki sanayi yapısını temsil ediyor. Dolayısıyla bu sistemin çok hızlı bir şekilde kabuk değiştirmesi gerekiyor. İşte bu kabuk değişimi krizin süresini de belirleyecek. Banka sisteminin elindeki kaynakları “doğru yerlere” yönlendirmesinin yeni koşulları ancak sistemin tümüyle yeniden yapılanmasıyla mümkün olacaktır. Bu makalede krizin sıkıştığı yeri anlatırken, aynı zamanda, hayatın kaynağı olan suyu da ele alacağız. Çünkü bugün insanlığı bekleyen en büyük tehlikelerden biri olan “susuzluk” ve/veya suyun-hayatın- kirlenmesi ile krizin nedeni aynı.

SANAYİ ÜRETİMİ, KRİZ ÖNLEMLERİ, DOLAR VE BÜTÇE…

Posted by cemilertem | Posted in Türkiye Yazıları | Posted on 13-03-2009

1

SON EKONOMİK GELİŞMELERLE İLGİLİ NOTLARIMIZ

Sanayi üretimindeki düşüşte üzerinde durmamız gereken en önemli husus sermaye malları imalatındaki daralma olmalıdır. Sermaye malları imalatının yüzde 44’e ulaşan daralması, yatırımların son çeyrekte durmakta olduğunu bize gösteriyor. Şubat ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı ayına göre 15,5 puanlık düşüşle %63,8’e geriledi. Kamuya ait işletmelerde kapasite kullanımı 2,1 puanlık artışla %86,2’ye yükselirken, özel imalat sanayinde kapasite kullanımı 15,1 puanlık düşüşle %63,6’ya geriledi. Kapasite kullanım oranı Ocak ayına göre değişmese de, TÜİK tarafında hesaplamada kullanılan kapsam ve ağırlıkların her yıl Şubat ayında değiştirilmesi nedeniyle Ocak ayı ile bir kıyaslamada bulunmak sağlıklı bir sonuç vermeyecektir. Ocak ayında en sert düşüşünü yaşayan sanayi üretimi verisinden sonra kapasite kullanım oranının da tarihi dip seviyelerinde bulunmasının, Para Politikası Kurulu’nun önümüzdeki hafta gerçekleştireceği toplantıda faizleri indirmek için teşvik edeceğini düşünüyoruz.

Bu konuda aşağıda özetini verdiğimiz çalışma rehber niteliğinde buradaki önerileri yineliyoruz.  

İşsizliğe Karşı “orijinal” “sol” öneriler

Posted by cemilertem | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 03-03-2009

2

İşsizliğe çözüm için “orijinal” “sol” öneriler

 

İşsizlik önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin en önemli gündemi olacak. Genç işsizlerin giderek artması, çözülen tarım ve krizle de birlikte kabuk değiştiren sanayi işsizliğin gündemde kalacağını gösteriyor. Başbakan’ın işsizlik konusunda, muhalefete öneri getirin çağrısına CHP ve ÖDP’den yanıt geldi. Ana muhalefet partisi olarak CHP’nin önerileri tartışılıyor. Ancak CHP’nin işsizliğe karşı önerileri üzerinde tartışmayı hak etmiyor. Çünkü gerçekten Baykal’ın gurup toplantısında söylediği “şeyler” “Baykalca” “şeyler” Ancak ÖDP’nin önerilerini tartışmak gerek. Hele bir tanesi var ki; bunun üzerinde Türkiye’nin çok konuşması gerekiyor.

Bir “eleştirinin” ya da sipariş yazısının sefaleti üzerine…

Posted by cemilertem | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 25-02-2009

1

 “Türkiye’de işsizliğin özü” yazısını hayli çapıtırak ve ancak belli cümleleri alarak eleştirmeye çalışan A. Tonak’a tam bu yanıtı yazarken CHP’nin işsizliğe çözüm(!) için ortaya attığı yedi madde gündeme düştü. Şimdi hem biraz Baykal’ın cahil cesaretiyle ortaya attığı işsizlik çözümlerine hem de aynı durumdaki Tonak eleştirisine değineceğim.

Aslında Tonak üzerinde çok durmak istemiyorum. Çünkü gerçekten hem söylemek istedikleri hem de çarpıtarak, benim yazım hakkında iddia ettikleri, üzerinde konuşulacak gibi değil. Ama ne yazık ki, Türkiye’de bu tür –çapsız da olsa- eleştirilere yanıt vermediğiniz zaman o eleştirilerdeki iddiaları kabul etmiş gibi bir konuma düşüyorsunuz ki; bu gerçekten çok önemli emek kaybına yol açan durum. Ama bu gibi durumlarda her zaman, bir taşla birkaç kuş vurmak yararlı. Hemen Tonak’tan başlayalım: