İŞTE MERAK EDİLEN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN PANAROMASI!
İnşaat ve konut sektörü tük dünyada ekonomilerin sürükleyicisi olarak bilinir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızlı şehirleşme, altyapı ve ulaşım sistemlerinin gelişimine bağlı olarak inşaat sektörü çok önemli bir paya sahip olmuştur. Türkiye’de de inşaat ve konut hem bu nedenlerden dolayı hem de konutun bir yatırım ve tasarruf aracı olması nedeniyle dünyanın geri kalanından da önemli olmuş ve hızlı bir gelişim göstermiştir. ABD’den başlayan küresel durgunluğun başlangıcının konut sektörü olması bu sektörün Türkiye’yi de saracak küresel geri gidişe maruz kalıp kalmayacağı sorusunu akla getirdi.
ABD’de son bir yılda konut inşaatları, çok sert bir düşüş yaşayarak yüzde 50’den fazla düştü. Bunu konut satışları da takip edince konut stoku çok hızlı olarak arttı. Şimdi ABD’deki konut fiyatları yüzde 30–40 aşağıda gözüküyor. Buna doların avro karşısındaki düşüşünü de eklerseniz şu an ABD’de konut almanın zamanı olduğunu söyleyebiliriz. Zaten, Avrupalı seyahat firmaları şu sıralar New-York’a emlak turları düzenliyorlar. Avrupalı zenginler, özellikle New-York’tan konut almak için bu turlara katılıyor. Amerikalı iktisatçı Roubini daha henüz konuttaki krizin dibine gelmediğimizi, ABD’deki konut krizinin daha uzun soluklu olduğunu söylerken, bunun Avrupa ve Türkiye’yi de etkileyeceğini söylüyor.
Roubini konut fiyatlarında %20’lik (%30) bir düşüş konut sektörü varlığı/sermayesinde 4 (6) trilyon dolarlık bir düşüşe yol açacağını söylüyor. Bu durumda sadece eşik-altı krediler 2,2 milyona varan ipotekli borç icrasına neden olacak ve eşik-altı kredilerdeki toplam kayıp 400 milyar dolara ulaşacak. Mevcut durumda konut fiyatlarındaki %10’luk bir düşüş, 8 milyon hane halkının konut varlığından zarar etmesi anlamına geliyor (evlerinin değerinin, evler üzerindeki ipotek değerinin altına düşmesi). Bu durum da hane halkının konut kredi borçlarında temerrüde düşmesi olasılığını artırıyor. Konut fiyatlarındaki %20 (%30) bir düşüş 16 (21) milyonun üzerinde hane halkının konut varlıklarından zarar edeceği anlamına geliyor. Böylece finansal sistemde, hane halkının ipoteklerinin gerektirdiği taahhütleri yerine getirememesinden kaynaklanan kayıplar 1 ile 2 trilyon dolara ulaşacak. Bankacılık sistemindeki sermaye büyük bir zarara uğrama riski taşıyor. Bu durumun sistemik bir bankacılık krizine dönüşmesini şimdilik Fed önlüyor. Ancak Fed’in elindeki para politikası araçları da tükendiğinde ne olacağını kimse bilmiyor. Ancak esas korkunun Roubini’nin dediği gibi bunun önce Avrupa’yı sonra da Asya’yı saran topyekûn bir krize dönüşmesi. Tabii bu kötümser senaryo gerçekleşirse baş aktör yine konut ve inşaat sektörü olacak.
İNŞAAT EKONOMİNİN MOTORU(YDU)
Türkiye’de inşaat sektörü aslında konut, inşaat malzemeleri sanayisi ile birlikte ele alındığında istihdam ve katma değer açısından çok önemli bir yere sahip. İnşaat sektörünün katma değer büyüklüğü 20 milyar doların üzerinde. Bu sektörün yurtdışı ve yurt içi pazar büyüklüğü ise 63,7 milyar dolar. Bunun 47,7 milyar doları iç pazar, 16 milyar doları dış pazardan oluşmakta. İç pazarın 27,9 milyar doları konut pazarı, 9,1 milyar doları konut dışı bina pazarı ve 10,8 milyar doları kamu alt yapı inşaat pazarıdır.
Şimdi 2007–2008 aralığında bu rakamlarda düşüşler olacaktır. Çünkü bu rakamlara veri olan 2006 yılında konut sektörünün yan dallarıyla büyümesi 19,4 olmuştur. Durgunluğun yayılması ABD’deki gibi konut balonunun, diğer ülkelerde de sönmesiyle başlayabilir.
Zaten bu, İspanya, İngiltere ve İrlanda’da başladı. Yakında İtalya, Portekiz, Fransa, Türkiye’de konut sektörü ciddi düşüşlere sahne olabilir.
Milli Gelirimizde inşaatın payı 1,6 puan artarak yüzde 4,8’den 6,8’e çıktı. İnşaat sektörü inşaat malzemeleri sanayi ile birlikte, 1990–2004 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 2,8 büyümüş. Ancak 2005 ve 2006 büyümesi yüzde 21,5 ve 19,4 olmuş.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, dünyada yaşanan finansal krizin Türkiye’deki etkilerini gördüklerini söyledi geçen hafta. Eren, “Konut yapıp satan müteahhitlerin elinde çok fazla konut stoku birikti. Konut sektörü yara alacak bu durumdan” diyordu. Ayrıca Eren bankaların artık kredi vermek istemediğini de vurguluyordu.