Posted by ertemcemil132 | Posted in Türkiye Yazıları | Posted on 13-03-2009
1
SON EKONOMİK GELİŞMELERLE İLGİLİ NOTLARIMIZ
Sanayi üretimindeki düşüşte üzerinde durmamız gereken en önemli husus sermaye malları imalatındaki daralma olmalıdır. Sermaye malları imalatının yüzde 44’e ulaşan daralması, yatırımların son çeyrekte durmakta olduğunu bize gösteriyor. Şubat ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı ayına göre 15,5 puanlık düşüşle %63,8’e geriledi. Kamuya ait işletmelerde kapasite kullanımı 2,1 puanlık artışla %86,2’ye yükselirken, özel imalat sanayinde kapasite kullanımı 15,1 puanlık düşüşle %63,6’ya geriledi. Kapasite kullanım oranı Ocak ayına göre değişmese de, TÜİK tarafında hesaplamada kullanılan kapsam ve ağırlıkların her yıl Şubat ayında değiştirilmesi nedeniyle Ocak ayı ile bir kıyaslamada bulunmak sağlıklı bir sonuç vermeyecektir. Ocak ayında en sert düşüşünü yaşayan sanayi üretimi verisinden sonra kapasite kullanım oranının da tarihi dip seviyelerinde bulunmasının, Para Politikası Kurulu’nun önümüzdeki hafta gerçekleştireceği toplantıda faizleri indirmek için teşvik edeceğini düşünüyoruz.
Bu konuda aşağıda özetini verdiğimiz çalışma rehber niteliğinde buradaki önerileri yineliyoruz.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 03-03-2009
2
İşsizliğe çözüm için “orijinal” “sol” öneriler
İşsizlik önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin en önemli gündemi olacak. Genç işsizlerin giderek artması, çözülen tarım ve krizle de birlikte kabuk değiştiren sanayi işsizliğin gündemde kalacağını gösteriyor. Başbakan’ın işsizlik konusunda, muhalefete öneri getirin çağrısına CHP ve ÖDP’den yanıt geldi. Ana muhalefet partisi olarak CHP’nin önerileri tartışılıyor. Ancak CHP’nin işsizliğe karşı önerileri üzerinde tartışmayı hak etmiyor. Çünkü gerçekten Baykal’ın gurup toplantısında söylediği “şeyler” “Baykalca” “şeyler” Ancak ÖDP’nin önerilerini tartışmak gerek. Hele bir tanesi var ki; bunun üzerinde Türkiye’nin çok konuşması gerekiyor.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 25-02-2009
1
“Türkiye’de işsizliğin özü” yazısını hayli çapıtırak ve ancak belli cümleleri alarak eleştirmeye çalışan A. Tonak’a tam bu yanıtı yazarken CHP’nin işsizliğe çözüm(!) için ortaya attığı yedi madde gündeme düştü. Şimdi hem biraz Baykal’ın cahil cesaretiyle ortaya attığı işsizlik çözümlerine hem de aynı durumdaki Tonak eleştirisine değineceğim.
Aslında Tonak üzerinde çok durmak istemiyorum. Çünkü gerçekten hem söylemek istedikleri hem de çarpıtarak, benim yazım hakkında iddia ettikleri, üzerinde konuşulacak gibi değil. Ama ne yazık ki, Türkiye’de bu tür –çapsız da olsa- eleştirilere yanıt vermediğiniz zaman o eleştirilerdeki iddiaları kabul etmiş gibi bir konuma düşüyorsunuz ki; bu gerçekten çok önemli emek kaybına yol açan durum. Ama bu gibi durumlarda her zaman, bir taşla birkaç kuş vurmak yararlı. Hemen Tonak’tan başlayalım:
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 22-02-2009
0
İşsizlik rakamları şaşırtıcı değil. Yapısal sorunlara küresel krizin etkisi de eklenince sonuç bu oluyor. Ama işsizliğin önümüzdeki iki çeyrekte de artacağını söylemek kehanet değil.
Genç işsiz sayısının da geometrik olarak artması yalnız güncel krizin sonucu olarak gelişmiyor. İşsizlik sorunu hem küresel bir sorun hem de Türkiye gibi ülkelerdeki yapısal sorunlardan ve değişimlerden kaynaklanıyor.
Örneğin Türkiye’deki işsizlik sorunu çok boyutlu bir sorun. Bu sorunun en önemli boyutu tabii ki genç işsizler. Genç işsizlik maalesef giderek artacak. Çünkü tarımdaki çözülme ve kırsal kesimdeki eğitim sorunu genç işsizlerini sayısını çok hızlı olarak artırıyor. Bu çerçevede Kürt sorunu da, aynı zamanda, bir işsizlik ve genç işsizler sorunudur.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 13-02-2009
0
Kısa ve Orta Dönemde Yapılması Gerekenler
Sanayi üretimindeki düşüş önümüzdeki aylarda sürecek mi? Bu sorunun yanıtı bize Türkiye’nin krizden ne ölçüde etkileneceği de verecek. Ancak şu gerçek ki Türkiye’nin potansiyel büyüme hızıyla gerçek büyüme hızı arasındaki fark giderek açılıyor.
Türkiye’de emek verimliği sürekli arttığı halde içerilmiş teknolojiye dayalı ve istihdam yaratıcı büyüme gerçekleşmemektedir. Nitekim son 6 yıldaki büyüme emek verimliğine ve küresel sermaye girişlerine bağlı olarak gerçekleşmiştir. Burada sermaye verimliliği -ama giderek azalan oranda- gerçekleşmiştir. Sermaye yatırımlarının marjinal verimliği, teknoloji verimliliği ile desteklenmediği için, giderek düşmektedir. Ancak burada vurgulanması gereken bir diğer önemli noktada sermaye mallarında ithalata dayalı çizginin hala kırılamamış olmasıdır. Burada iki önemli değişkene dikkat çekmek isteriz: Birincisi tasarruf oranıdır. Bu yüzde 16 civarındadır. Oysa gelişmekte olan Asya da bu oran yüzde 30–40 arasında değişirken, OECD ortalaması da yüzde 23’tür. İkinci önemli değişken sermaye/hâsıla rasyosudur. Bu oran, sermaye stokunda oluşan değişimin toplam üründe ortaya çıkardığı artışı bize verir. Türkiye’de bu oran yüzde 2,5 civarındadır. Şimdi Türkiye’nin istihdam yaratıcı sürdürülebilir bir büyüme yaratması için sermaye/hâsıla katsayısını yükseltmesi (en az yüzde 5 civarı) ve tasarruf oranının artması gerekir. Şimdi bunu küreselleşme döneminde ve açık bir ekonomide nasıl sağlarız? Bunun için Türkiye’nin kriz sürecinde en çok etkilenecek sektörleri ayakta tutmaya çalışarak sermaye verimliliği yüksek üst teknoloji sektörleri desteklemesi gerekecektir. Yaptığımız çalışmada imalat sanayi ve alt sektörlerde krizden en çok etkilenecek sektörleri saptadık. Buna göre:
Share on Facebook