Avrupa Türkiye olmadan kıyıya çıkamaz

Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012

0

IMF, Eylül-2011 raporunda Türkiye’nin 2012 büyümesini 2.2 olarak tahmin ediliyordu.
Ama dördüncü gözden geçirme notu yüzde 2 olarak geldi. IMF’nin Dünya Ekonomisi Eylül raporunda, küresel ekonomideki yavaşlamanın önümüzdeki yıl büyümeyi düşüreceği vurgulanıyordu ama raporda, aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi, gelişmiş ekonomilerdeki daralmanın, gelişmekte olan ekonomilerin büyüme temposunu, kriz oluşturacak düzeyde, düşüremeyeceği tespiti de yapılıyordu.

Share on Facebook

Bizim derbi nasıl El-Clasico olur

Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012

0

Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinin Türkiye’nin sınırlarını aştığı, İspanya’daki Real Madrid-Bercelona derbisi (El-Clasico) yolunda bir derbi olmaya doğru gittiği bundan bir süre önce söylenmeye başlamıştı. Ama sanıyorum bunun için daha uzunca bir süre beklememiz gerekecek. Bu tür derbiler yalnızca kulüplerin futbolcu kalitesi ve futbolu ile gündeme gelmiyor; kulüp saygınlığı ve uluslararası başarılar da önemli. Bizim derbi, futbol mafyasının geçen seneki marifetleri sonucu hafta ortası oynanıyor ama El-Clasico hafta sonu (10 Aralık) oynanacak. İspanya şimdiden krizi unuttu ve Madrid’de oynanacak derbiyi sayıklamaya başladı. Ama geçen günkü basın toplantısında Bercelona’nın teknik direktörü Guardiola, İspanya medyasına esaslı bir ders verdi. Sürekli derbiyi soran basın mensuplarına Guardiola, ‘artık önemli olan El-Clasico değil, Merkel ve Sarkozy’nin euroyu kurtarması’ diye fırçasını çekti. Ama oldukça politik bir spor adamı olan Guardiola, bence Merkel ve Sarkozy’nin euroyu kurtaramayacağını biliyor ve kesinlikle bu cümleyi dalga geçmek için kurdu.

Share on Facebook

Mayaların kehaneti de şike iddiaları da gerçek

Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012

0

Maya uygarlığı, tarihçi ve antropologlardan çok, tarihin boşluklarında ‘gizem’ arayan spekülatörlerin alanı olmuştur. Ancak bu durum, tabii ki Mayalar’ın matematik, astronomi gibi alanlarda bugüne gelen şaşırtıcı izlerini silmez. Şu zamana kadar süregelen en ‘derin’ Maya kehaneti, 21 Aralık 2012’de kıyamet kopacağı spekülasyonu idi. Ancak Avustralyalı bilim tarihçisi Gronemeyer, 21 Aralık 2012 tarihinin, bir son değil, bir başlangıç ifadesi olduğunu, yaklaşık 1300 yıl öncesine ait olduğu tespit edilen Comalco tabletlerindeki metinlerde Maya takviminin 5125 yıla varan döngüsünün 2012’de sona ereceğini ama bu tarihin, aynı zamanda, Mayalar için yeni bir başlangıç ve ‘yaradılış günü’ olduğunu belirtiyor. Burada Gronemeyer’in belirttiği ‘döngü’ sözcüğü önemli.

Share on Facebook

İran ve Çin’in ‘yeni para’ sistemine katkısı

Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012

0

Şu tünelin ucundaki ışık metaforu, hiç bir zaman bu krizdeki kadar kullanılmamıştır. Bütün bu kriz boyunca sayısız zirve yapıldı. Bu zirvelere G-20 zirveleri de dâhildir. Hiçbirinde tünelin ucundaki ışığın günışığı olacağına dair bir ipucu yakalayamadık.

Ancak, geçen gün küresel ekonomiyi belirleyen altı merkez bankasının dolar likidite swap hatlarında uygulanan faiz oranlarını düşürmesi, Çin Merkez Bankası’nın munzam karşılıkları paralel olarak indirmesi ve AB’de ortak tahvile giden yolun açılmakta oluşu bence tünelin ucundaki ışığın gün ışığı olabileceği işaretini verdi. Eğer bu süreç devam ederse ve buradan bizim tahmin ettiğimiz bir bütünleşme iradesi çıkarsa, hiç şüphesiz, yeni bir dünyaya adım atıyor olacağız.

Share on Facebook

Gelecek dünyanın ilk adımları

Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012

0

Dün ABD’nin başkenti Washington’da yapılan AB-ABD zirvesinde, küresel ekonominin yeni ve zorlu bir döneme girdiği vurgulandı. Biliyorsunuz bu tür zirvelerin sonuç bildirileri, ‘vay be iyi ki toplanmışlar; yoksa uçurumun dibinde bulacakmışız kendimizi’(!) dedirten şaşırtıcı açıklamalardır. Yine öyle oldu… Bu tür zirveler bin kere de olsa, gün sonunda söylenenler daha bir müddet hep aynı olacak. Yani, ‘ekonomik büyümenin yeniden canlanması için işbirliği, büyüme kaynaklarının harekete geçirilmesi ancak bütün bunların finansal istikrarı gözetecek şekilde yapılması falan.’ Bu resmi bir dildir ve çok uzun bir süredir kapitalizmin en tepesindeki küresel kurumların her açıklamasında bu benzer kalıplar yer alır. Zaten bir sistemin, ideolojinin batma sürecine girip girmediğini geliştirdiği ve sürekli tekrar ettiği resmi jargondan anlarsınız. Bu resmi dil, artık günlük hayatta, okullarda, yazışmalarda, haberlerde hep karşınıza çıkmaya başlar. ‘Güçlü adımların atılmakta olduğu, kazanımların korunması gerektiği’ söylenir durur. Burada anahtar sözcükler, istikrar, güven, huzur ve hukuk devletidir. Tabii Batı bu krizle bir yolun sonuna geldiği için bu resmi dile şimdi daha çok başvuruyor. Hâlbuki biz yaklaşık seksen yıllık bir tecrübeye sahibiz. Bundan dolayı bu tür zirve sonuçları gerçekten hiç inandırıcı gelmiyor. Bu yüzden ben size daha inandırıcı bir hikâye yazayım.

Share on Facebook