2011 Notları-1

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 31-12-2010

0

 

Bir yıl daha bitiyor/İşte bu kadar duru, bu kadar yalın/Bu kadar el değmemiş/Sıradan bir gerçeği daha/kolları bağlı hayatımızın/Bu şiire nasıl dâhil edilebilir bir yılın son günleri/Her sonda, her/başlangıçta ve her defasında/Alır gibi başkasını karşımıza/Perdeler çekip, ışıklar söndürüp/oturup yatağın içinde bir başımıza/Sorgulamak kendimizi/Öğrenmek ikimizin anadilini, ikinci belleğimizi/Öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini/Bu aynanın dehlizlerinde gezinirken görürüz/Karanlık günlerimizin kenar süslerini
/Biterken yılın son günleri/Biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini/Gençlik ikindilerini/Kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri.

Evet, Murathan Mungan’la başladık bu 2010’un son yazısına… Geçen yılda 2010 notları yazmıştık tam dört gün… Ama bu sefer bugün ve pazar olmak üzere 2011 notları iki yazı olacak; ama bu 2011’in 2010’dan daha az hareketli geçeceği anlamına gelmiyor. Tam aksine, 2011 birçok açıdan belirleyici bir yıl olacak. Türkiye aynı zamanda “seçim yılına” da giriyor. Bu anlamda bizim bu yılımız dünyadan biraz daha ayrı ve hareketli olacak.

2010 yılına girerken, 2010 notlarında, 2011 seçim sonuçları belli diye yazmıştım; evet, bu koşullar altında, belli. Burada önemli olan meclisin niteliği; şunu hemen söyleyelim: 2011 seçimleri ile gelecek meclis aslında bir kurucu meclis niteliği de taşıyacak. Ancak, eğer ki iktidar partisi bu milletvekili bileşimini büyük oranda değiştirmezse, istediği kadar Anayasa yapacak çoğunluğu elde etsin, Türkiye’nin gereksinme duyduğu Anayasayı yapamaz. Bu açıdan Ak Parti’nin yeni demokratik bir Anayasa yapmak gibi bir niyeti varsa bu iradeyi milletvekili adaylarında belli etmesi lazım. Yani 2011 seçimleri Ak-Parti’nin son iktidarıdır; bu iktidar yalnız Anayasayı yapmayacak kendi içinden Türkiye’nin 2011 sonrası için siyasi yapılarını ve aktörlerini çıkaracaktır. Eğer ki; Ak-Parti, bu bileşimi demokratik bir şekilde yansıtacak bir yapıyı meclise taşımayı tercih etmezse Türkiye 2015’e zor varır. İşte 2011 seçimlerinin en kritik sorusu budur. Yoksa MHP’nin baraj sorunu, CHP’nin yüzde 25’i geçip geçemeyeceği falan bunlar bu temel sorunun yanında konuşulması dahi abes meselelerdir. Ak-Parti, Türkiye’nin bundan sonrasını belirleyecek temel demokratik dinamiklerini meclise taşımak zorundadır. Bu dönüştürücü dinamiklerin neler olduğunu daha önceki yazılarımızda yazdık ama kısaca şunları söyleyebiliriz:

2011 seçimlerinin sonucu niye belli?

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 05-03-2010

6

Türkiye bir müddet sonra 2011 seçimlerini konuşmaya başlayacak. CHP’nin hükümeti erken seçime zorlaması anlaşılır bir şey. Çünkü şu an Türkiye ekonomide görebileceği dibe gelmiş durumda. En sorunlu veri olan işsizlik verileri için de bunu söyleyebiliriz. 2010’un ikinci yarısından itibaren Türkiye kriz öncesi büyüme ivmesini yakalayacak. Sanayideki istihdamın da aynı dönemde artmaya başlayacağını söyleyebiliriz. Bununla birlikte işsizlikteki artış duracak. Ama ekonomide daha önemlisi, Körfez kaynaklı Doğrudan Yabancı Yatırımların bu yılın ikinci yarısından itibaren gelmeye başlayacak olması ve belki bir üçüncü varlık barışı uygulaması. Hükümet bunun için IMF anlaşmasını bekletiyor. IMF’nin şu sıralar Türkiye’ye diyeceği bir şey yok. Hükümet ne zaman isterse IMF imzayı basar. Burada küresel güçler iktidar partisinin arkasında. Çünkü 2012’de Obama’nın mutlaka yeniden seçilmesi gerekiyor. Bu seçimin anahtar ülkesi Türkiye. Ancak hem Amerika-İngiltere hem de AB 2011 seçimleri için fazla endişeli değil. Çünkü sonucu az çok tahmin ediyorlar. Türkiye’de bir önceki genel seçimlere göre, siyasi aktörlerde, kurumlarda bir değişiklik yok. CHP aynı CHP; MHP’nin artık Türkiye için yeri ve cesameti belli. CHP’nin yanında ya da solunda alternatif bir sol oluşum-ne yazık ki- ortaya çıkamadı.