Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 23-03-2012
1
2012 yılı endişenin ama aynı zamanda umudun hâkim olduğu bir yıl olacak. Krizi bir kenara koyun başta ABD olmak üzere, dünyanın dört bir yanında seçimler ve bu seçimlere bağlı siyasal değişim 2012 yılını ve sonrasını belirleyecek. (Bkz: Harita)
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 22-03-2012
0
Ulus-devletler, pazar paylaşımı ve buradan yansıyan siyasi çıkarlar için iki temel alanda kapışırlar: Birincisi savaştır. İkincisi de diplomasi. Tabii Fransa’nın bu yaptığı diplomasi sınırlarını da aşıyor ama sonuçta bir kapışma. Burada Türkiye’nin tartışması gereken, bu dönemde Fransa, cepheden bir kapışmayı neden tercih ediyor sorusudur.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 22-03-2012
0
Şu büyüme tartışmalarının yalnız ekonomi tartışması olduğunu söylemek çok zor. Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamlarının beklentinin epey üzerinde gelmesi, bana göre, çok yaygın bir rahatsızlığa yol açtı. Burada kesinlikle CHP ve onun arkasına dizilmiş sözüm ona ‘muhalefeti-medyayı’ kastetmiyorum. Zaten bu kesimin önemli kısmının ‘beklentinin’ üzerinde gelmekte ısrar eden büyüme rakamlarının arkasındaki gerçeği görebileceği çok şüpheli. Kendisini,
Share on Facebook
Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012
0
IMF, Eylül-2011 raporunda Türkiye’nin 2012 büyümesini 2.2 olarak tahmin ediliyordu.
Ama dördüncü gözden geçirme notu yüzde 2 olarak geldi. IMF’nin Dünya Ekonomisi Eylül raporunda, küresel ekonomideki yavaşlamanın önümüzdeki yıl büyümeyi düşüreceği vurgulanıyordu ama raporda, aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi, gelişmiş ekonomilerdeki daralmanın, gelişmekte olan ekonomilerin büyüme temposunu, kriz oluşturacak düzeyde, düşüremeyeceği tespiti de yapılıyordu.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012
0
Şu tünelin ucundaki ışık metaforu, hiç bir zaman bu krizdeki kadar kullanılmamıştır. Bütün bu kriz boyunca sayısız zirve yapıldı. Bu zirvelere G-20 zirveleri de dâhildir. Hiçbirinde tünelin ucundaki ışığın günışığı olacağına dair bir ipucu yakalayamadık.
Ancak, geçen gün küresel ekonomiyi belirleyen altı merkez bankasının dolar likidite swap hatlarında uygulanan faiz oranlarını düşürmesi, Çin Merkez Bankası’nın munzam karşılıkları paralel olarak indirmesi ve AB’de ortak tahvile giden yolun açılmakta oluşu bence tünelin ucundaki ışığın gün ışığı olabileceği işaretini verdi. Eğer bu süreç devam ederse ve buradan bizim tahmin ettiğimiz bir bütünleşme iradesi çıkarsa, hiç şüphesiz, yeni bir dünyaya adım atıyor olacağız.
Share on Facebook