Sınırsız küreselleşme, sınırsız körlük

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 21-04-2009

0

Sabrınıza sığınarak “Eski Tüfek”, kör olarak resmedilmiştir, gözlerinin önüne de, körlüğünü iyice göstermek istercesine bir atkı dolanmıştır. O aslında ayakları sürekli dönen bir taşın üzerinde oturmaktadır. Kendisi hareketsiz, atıl ve çaresizdir. Shakespeare, V. Henry, III. Perde.

Ulus-devlet ve onun sınırları mevzuu sanıyorum daha en az bir on yılımızı meşgul edecek. Şu Ermenistan-Türkiye sınırı açılsın açılmasın tartışmasına bakın. Sınırın açılması herkesin çıkarına ama olmuyor.

Azerbaycan’ın derdi de Karabağ’da yaşayan insanların refahı, iradesi, isteği değil; o bölgenin haritada Azeri toprakları içinde sayılması. Bu anlayış tabii ki bir çeşit “modernizmi” anlatıyor. Ama “benim pazarım –topraklarım- ne kadar büyük olursa o kadar zengin olurum” anlayışı çoktan tarih oldu. Artık, yalnızca o topraklarda enerji kaynaklarının olup olmadığı ulusal zenginliği belirleyecek bir durum; ama o da 40-50 yıla kadar tarih olacak.

Şimdi Aliyev öyle surat asıyor; İstanbul’a gelmiyor falan ama “benim topraklarım, benim ulusum” diyen “liderlerin” tümü sonuçta birer yalova kaymakamı olmaya aday. Bırakın Aliyev’i Putin bile, kendi kendine, doğalgaz fiyatlarını artırmak için, OPEC misali “doğalgaz karteli” kurmaya çalıştı, ama beceremedi. Yalnız Ermenistan-Türkiye sınırı değil, yakında tüm sınırlar zaten fiili olarak yerle bir olacak. Niye mi?