Krizle 250 Yıllık Ulus Devlet Eksenli Kapitalizm de Çöküyor!

Posted by cemilertem | Posted in Türkiye Yazıları | Posted on 03-03-2010

0

cemil-ofis-2Aşağıdaki söyleşi 4 Şubat 2010′da Özgün Duruş dergisinden Dilaver Demirağ ile yapılmıştır.

Krizle 250 Yıllık Ulus Devlet Eksenli Kapitalizm de  Çöküyor

Taraf gazetesi yazarı ve İktisatçı Cemil Ertem krizin dünyayı yeniden dizayn etme için imkân yarattığı kanısında. Krizle birlikte kapitalizmin devlet odaklı 250 yıllık tarihinin de çöktüğünü ifade ederek, Obama’nın bir dönem daha başkanlık yapması halinde, dünya ekonomisinin liderliğinin kontrollü olarak G.20 Ülkelerine geçeceğini ve artık eşitsiz gelişme sürecinin de son bulacağını savunuyor.

Cemil Ertem değişen iktisatçı tipinin bir örneği. Dünyayı sadece İktisadın verileri ile okumuyor. Finans Politik adı verilen değerlendirme yazıları ekonomi ile politikanın, sosyal bilimler ile ekolojinin elele verdiği yazılardan oluşuyor. Cemil Ertem sıkı bir anti-kapitalist ama diğer yandan da tam rekabete dayanan bir piyasa ekonomisini de savunuyor. Diğer yandan alternatif ekonomi politikalarla, özellikle de liberter ekonomi politik olarak katılımcı ekonomi gibi devletçi-bürokratik sosyalist ya da kapitalist modellerin her ikisine de dayanmayan ekonomi modelleri ile de ilgileniyor ve solu tam da bu nedenle eleştiriyor. Diğer yandan İslam’ın önemli olduğunu düşünüyor ve solun bu konudaki kayıtsızlığının, pozitivizmden kurtulamamış olmasının getirdiği zaaf olduğu kanısında. Ortadoğu’nun bu nedenle önemli olduğunu düşünüyor. Ama İslam’ın henüz Latin Amerika gibi herkesin faydalanabileceği özgürlükçü bir model geliştirmediğini de vurguluyor. Cemil Ertemle Küreselleşmeyi, yaşanan dönüşümü ve Türkiye’de olanları konuştuk.

Arafta olmanın getirdiği tarihsel fırsat

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 30-11-2009

1

Bugün, üstümüze gelen her şeyi bir kenara ayırıp biraz mola vermek gerekir herhalde.

Kafes planlarından Danıştay’ın katsayı kararına, oradan da domuz gribi virüsünün mutasyona uğramış olmasına kadar üzerimize gelen yarı kâbus yarı gerçek bütün gelişmelere biraz şöyle uzaktan bakmanın günü olmalı bu bayram günleri. Bu günlerde bütün bu olan biten aslında çok köklü ve geri dönülemez bir tarihsel değişimi anlatıyor bize.

Türkiye’deki değişim ve bu değişimin sancısı dünyadaki değişimi etkileyecek ve arkasından sürükleyecek kadar güçlü. Kapitalizmin bir dönemi bitiyor ama bu bitişin ve yeni bir dönemin başlangıcı bu topraklarda oluyor.

Cemil Meriç, kendisini “arafta bir yalnız” olarak tanımlıyordu. Arafta olmak, her yerden, her şeyden bir şeyler alıp bunları harmanlamak gibi bir şansı da insanın önüne koyabilir. İşte bu büyük bir şanstır ve yapıcı, yaratıcı bir şanstır. Şimdi, tarihin bu döneminde, bu topraklar için de böyle yapıcı ve yaratıcı bir şans var. Batı ve Doğu uygarlığının birleştiği bu topraklar belki de, biz farkında olmadan, yeni bir dönemi başka bir uygarlık olarak içinden çıkartıyor.