İşçi sınıfının yeni yönü
Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 18-05-2008
0
Cemil Ertem Taraf Gazetesi Yazısı
Perşembe günü tüm dünyada işçi sınıfı, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı kutlayacak. Türkiye’de de bu sefer 1 Mayıs bütün sendikaların katılımıyla, son yılların en kitlesel kutlamasına sahne olacak. Umarım devlet yine devletliğini yapmaz, 1 Mayıs alanını, Taksim’i işçilere bırakır.
Çalışma Bakanlığının verilerine göre, Türkiye’de kamu hariç 5,3 milyon civarında işçi var. Bu işçilerin yüzde 58’i sendikalı. Sendikalaşma oranı 2002’den beri artmıyor.
Türkiye’de en fazla işçi inşaat, sonra metal ve dokumada var. Ama en çok artan işçi metal iş kolunda. Çünkü Türkiye’de tekstil gerilerken otomotiv ve onun yan sanayileri gelişiyor.
Bu açıdan bu işkolundaki örgütlülük bugün bize Türkiye işçi sınıfının içinde bulunduğu durumu gösteriyor.
Geçen hafta sonu TAREM (Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi ) ve DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasının düzenlediği panele katıldım. Yaşadığımız krizde ve sonrasında çalışanların fırsatlarının ve zorluklarının ne olacağı konuşuldu. Metal işçisi çok şeyin farkında; tabii bunda örgütlü oldukları sendikanın payı var. Birleşik Metal-İş, işçi hareketi tarihine damgasını vuran pek çok grev ve direnişi örgütleyen, Türkiye Maden-İş’in devamı. Kavel Grevi, Sungurlar Direnişi, MESS’e bağlı işyerlerinde 1964, 1977–1978 ve 1980 yıllarında yaşanan yaygın grevler bu sendikanın yürüttüğü etkinliklerdi. İşte böyle bir gelenekten gelen Birleşik Metal-İş şimdilerde ikili bir görevi üstlenmiş durumda. Birincisi Türkiye’nin en hızlı işçileşen ve gelişen en dinamik sektöründe örgütlenmek ve işçinin haklarına sahip çıkmak, ikincisi ise bu işkolunda ağırlığı olan ama artık sarıdan faşizmin siyahına dönmüş bir sendikanın ideolojik ve politik ağırlığını kırmak. Birleşik Metal-İş’in bunu başarması metal iş kolundaki işçilerin haklarını almalarının ötesinde bir şey olacak. Yapılan panelde işçiler milliyetçiliğin ve içe kapalı bir Türkiye’nin kendileri için daha fazla sömürü ve yoksulluk olduğunu vurguladılar. AB süreci ve demokratikleşmenin çalışanlar için bir fırsat olduğu da genel kabul gören görüştü. Çalışanlar bu konuda kendilerine dayatılan ve mücadeleyi dar ulusalcı bir kalıba sokan sağ ve “sol” milliyetçiliğin farkında.
Bugün üretim eksenin “gelişmekte olan ülkelere” kayması sonucunda buralarda sendikal hareketlilik ve örgütlenme artıyor. Dünyada sendikalaşma 1945–1970 arası çok önemli sayısal yükselişler göstermiştir. Ancak bu devletin de araya girdiği ve yönlendirdiği sarı sendikacılığı öne çıkarmış ve gerçek anlamda bir sendikal mücadele alanı yaratmamıştır. Bugün her şeye rağmen sendikal mücadele “gelişmekte olan ülkelerde” artıyor.
İşçi sınıfı bu süreçte toplu pazarlık gücünü de artırmalıdır. Bugün toplu pazarlık gücü sendikal örgütlülükten ayrı olarak etki alanı açısından güçlü bir silahtır.
Bu önümüzdeki günlerde işçi sınıfının devletsiz, gerçek bir sendikal mücadele ve örgütlenme açısından önünün açılması anlamına da gelecektir.
Toplu sözleşmelerin kapsamı ve uygulama gücünü kıtasal hale getirmek bugün işçi sınıfının ilk hedefi olmalıdır. Toplu pazarlığın kapsama alanı genişletilmeli ve bu alan sendikasız işçileri de kapsamalıdır. Avrupa sendikaları azalan güçlerine çözüm olarak sendikal birleşmelere yönelmektedirler. Kimya, Enerji ve Maden işçileri uluslar arası federasyonu (ICEM), sendikal hareket için temel sorunun “bütünleşen küresel piyasaya karşı sendikaların yenilenme ve bütünleşmesi olduğunu ortaya koyuyor.
Bugün AKP iktidarı Cumhuriyet tarihinin, çalışanlar açısından en güçsüz iktidarlarından biridir. İktidardan tasfiye edilmekte olan faşist ve militarist yapılar da AKP ile uğraşmakta, bir süre daha iktidarlarını devam ettirmek için bütün imkânları ve hukuk dışı yolları –darbe ve benzeri girişimler dâhil- kullanmak istemektedirler. İşçiler AKP iktidarıyla mücadele ederken darbeci ve yağmacı azınlığın oyununa da gelmemeli politik süreci doğru okumalıdır. Bu açıdan önümüzdeki 1 Mayıs önemli bir deney olacaktır.
İşçi sınıfı kendi enternasyonal sınıf bayraklarıyla alanı doldurmalıdır.

