Posted by cemilertem | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Biliyorsunuz, Merkez Bankası, 2010 yılının Kasım ayından itibaren, para politikası çerçevesinde iddialı sayılabilecek bir değişikliğe gitmişti.
Doğrusu, Merkez Bankası’nın Erdem Başçı ile birlikte gelen bu ‘iddialı’ değişikliğini ben kalıcı ve güçlü bir adım olarak değerlendirmiştim. Çünkü bu adım aynı zamanda, seçim sonuçlarıyla birlikte gelen yeni siyasi iklime uyuyordu. Bu siyasi iklim, Türkiye’de yeni Anayasa vurgusu ile somutlanan güçlü bir demokratikleşme iradesine, krizin ivmesiyle tutucu merkez Avrupa’nın çözülmesine ve Ortadoğu’da Arap Baharı’na dayanıyordu.
Posted by cemilertem | Posted in Türkiye Yazıları | Posted on 31-03-2010
0
2009 büyümesi belli oldu. Son çeyrekteki yüzde 6’lık büyüme,beklentilerin üstünde.
Bu büyüme aslında bize 2010’u anlatıyor. 2010’un ilk çeyreğinden başlamak üzere, büyüme temposu kriz öncesine dönecektir. 2009’un son çeyreğindeki büyümeyi, sadece tarımdaki iyileşme ve kamu harcamalarındaki artışa bağlayanlar yanılıyor. 2009’un son çeyreği ayna zamanda sanayideki kıpırdanmanın başladığı, ciro ve sipariş endekslerindeki artışların gözlemlendiği bir dönem olmuştur. Örneğin Sanayi Üretim Endeksi, 2009 yılı Ekim ayında bir önceki yılın Ekim ayına göre % 6,5 artarak 117,9 olarak gerçekleşmişti. Bu büyümenin başladığını ve 2010 ikinci çeyrekten sonra da giderek artacağını bize göstermişti. Aylık bazda ise 2009 Eylül ayından Ekim ayına yüzde 13,7’lik çok güçlü bir artış görülmektedir.
Bu artışta kriz etkisiyle geçen yıl Ekim ayında sanayi üretiminde görülen büyük gerilemenin payı, diğer bir ifadeyle baz etkisi unutulmamalıdır.
Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılarak tekrar tahmin edildiğinde, Sanayi Üretim Endeksi 2009- Eylül’den Ekim’e aylık bazda yüzde 2,9 artarak 104,9’dan 108 seviyesine yükselmiştir.
Bu artış, sanayide Nisan 2009’da başlayan canlanmadan bu yana görülen en yüksek aylık büyümedir.
Dolayısıyla 2009’un son çeyreğinde görülen büyümenin, ağırlıkla sanayi kaynaklı olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Sanayideki bu çıkışı tabii ki tarımdaki iyileşme, devlet harcamaları desteklemiştir.
Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 12-06-2008
0
Dört Yılda 45 Milyar YTL; peki niye?
Geçen hafta Güven Sak’ın yazdığı yazıya verdiğim yanıta Nabi Yağcı’da başka bir noktadan katıldı. Yağcı’nın tespitleri ve tarihsel perspektifi de çok önemli. Buraya geleceğim; ancak ondan önce bu hayli teorik sayılabilecek konuyu güncelle ilişkilendirmek için TEPAV’ın çok önemli bir araştırmasından bahsedeceğim.
TEPAV, Hükümet’in Orta Vadeli Mali Çerçeve kapsamında açıkladığı maliye politikası program değişikliğinin 2012’ye kadar olan süreçte tahmini maliyetini 40–45 milyar YTL olacağını açıkladı. Böylece, “OVMÇ bir program sapması değildir; mali disiplin aynen devam ediyor” diyenlere yanıt verilmiş oldu. TEPAV’ın araştırmasına göre, GAP ve yerel yönetimlere merkezi yönetim vergi gelirlerinden aktarılacak kaynaklar bu maliyeti oluşturuyor. 2012’ye kadar GAP’a 16,5 milyar YTL, yerel yönetimlere de 20 milyar YTL aktarılacak. Böylece TEPAV, OVMÇ belgesinin hükümetin kamu maliyesinde ciddi bir politika değişikliği yaptığının göstergesi olduğunu vurguluyor. TEPAV’ın bu tespiti bizim Türkiye bir “ara döneme” girdi saptamasını güçlendiriyor. Çünkü Hükümet bu yönelimle IMF ve AB çıpalarını boşaltmış oluyor.