Robin-Hood Subcomandante Marcos ve Hasan el- Benna

Posted by cemilertem | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011

0

Dün başta Amerika, İngiltere ve Kanada’da olmak üzere birçok merkezde yaklaşmakta olan G-20 zirvesine yönelik protesto gösterileri vardı. Özellikle G-20 zirvesinin yapılacağı Fransa’da ve krizin dibine doğru yolculuk yapan Avrupa’da bu protesto hareketlerinin kalıcı siyasi yapılara dönüşmesi de bekleniyor. Bu krizle birlikte kapitalizme, krize alternatif çözümler geliştirmeye başlayan, bunu yaptıkça da hızla yayılan yeni evrensel bir muhalefet hareketine tanık oluyoruz. Örneğin, dün Amerika, Kanada ve Avrupa’nın birçok kentinde protesto gösterilerini örgütleyen Adbusters grubu, küresel finans sisteminde, her gün dönen trilyonlarca dolardan yüzde 1 Robin-Hood vergisi alınmasını öneriyor.

Mısır: Nedenler, Sonuçlar

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 30-01-2011

10

Mısır aslında bütün bir 20. yüzyılı ve Ortadoğu tarihini anlatmak isteyen bir sosyal bilimci için laboratuar. Şimdi olup bitenleri ise 20. yüzyılı anlatmadan anlatamayız.

Mısır meselesinin aslında öyle bir komplo ya da basit bir kışkırtma olmadığını baştan söyleyelim.

İkinci savaş sonrası Amerikan hegemonyasında oluşturulan Ortadoğu’da Mısır, başından beri İsrail’le birlikte tayin edeci bir role sahip olmuştur.

Bu açıdan bugün Mısır’da köklü bir rejim değişikliği, İsrail’in durumunu da sallayacağı hatta değiştireceği için Mısır değişiminin, bütün bu toz dumana rağmen, yavaş ve reformist bir çizgide olacağını söylemek gerek. Ancak tabii ki Mısır değişimi bütün Ortadoğu’nun yeniden biçimlenmesi anlamına da geliyor.

Paranız Varsa Pamuk Sizi Kurtarabilir

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 18-05-2008

0

Cemil Ertem 2008-01-29 tarihli Taraf Gazetesi Yazısı

Davos’da geldi geçti. Ama sorunlara orada da çözüm bulunamadı. Gates “yaratıcı” olmaktan bahsetti. Kapitalizmin, her şeye rağmen, durumu idare etmek konusunda oldukça “yaratıcı” olduğu söylenebilir. Bill Gates, kapitalizmin sorunları çözerken aynı zamanda daha fazla sorun yarattığını da kabul ediyor. Bunun için sorunların çözümü için “yaratıcı” olmalıyız diyor. Ama Getes’in bu yaratılıcılığı şimdilik kapitalizmin mağdurlarına fon ayırmakla sınırlı. Gates Vakfı en çok çiftçilere yardım ediyor şu sıralar. Vakıf, dünyanın azgelişmiş bölgelerinde mağdur olan küçük çiftçilere 306 milyon dolar yardım etmiş. Ama işin ilginç tarafı o çiftçilerin ürünleri şu sıralar getiri şampiyonu. Deutsche Bank, 2008’de, krizden sıyırmak istiyorsanız, tarımsal emtiaya yatırım yapın diyor. Banka haklı çünkü son üç yılda Avrupa’nın en iyi şirketlerinin izlendiği FTSE endeksi yüzde 36,6 getiri sağlarken, tarımsal emtia fiyatları, aynı süreçte, yüzde 55,3’lük kazanç sağladı. Yani tarımsal emtialar şu an dünya piyasalarında bir kriz savar olarak boy gösteriyorlar. Deutsche Bank baş ekonomisti Lewis, en çok mısır, soya fasulyesi ve pamuğa güvendiklerini söylüyor. Yani önümüzdeki dönem bu durum, finansal spekülatörleri krizden koruyacak ama yüksek tarımsal emtia fiyatları da yeni mağdurlar yaratacak. Burada mağdurlar belli: Azgelişmiş ülkelerin çiftçileri ve tüketiciler. İşte şimdinin “yaratıcı” kapitalizmi soyanın yağından bile kar çıkartıp, kısa dönemde, yırtabiliyor.

Vadeli işlemler piyasalarında bir metanın şimdiki değeri değil, gelecekteki değeri el değiştirir.

Dolayısıyla fiyat mekanizması şimdilerde geçmişten farklı ve daha karmaşık bir düzeyde işliyor. Burada yalnız şimdinin değil geleceğin fiyatı da belirleniyor. Böylece riskler en aza indirilmiş oluyor. Bu durum iki sonucu ortaya çıkarıyor:

1) Şimdilerin neoliberal dünyası geçmişten farklı olarak kendini sürekli tamir etmektedir ve bu durum şiddetli krizleri değil de düzetmelerin yapıldığı dalgalanmaları doğurmaktadır. 2) Fiyat mekanizmasının işlemesi için küresel emtia piyasaları oluşuyor ve buralarda bilgi akışının kesintisiz olması sağlanıyor.

Yani kesintisiz, doğrudan hızlı bilgi akışı “yaratıcı”kapitalizm için artık en gerekli şeydir. Ama bu bilgi akışı her yerde olmalıdır, Afrika’da da, Türkiye’de de. Bunun da ilk şartı sınırların olmadığı, piyasa bilgisinin ve şekilselde olsa “demokrasinin” aksaksız işlediği küresel bir kapitalizmdir. Pamuğun gelecekteki satın alınabilir fiyat opsiyonlarının herkes tarafından bilinmesi için örneğin Türkiye’de piyasayı bozacak ekonomi dışı “girişimlerin” olmaması gerekir. Bunun için artık kapitalizmin yönetildiği finans mabetlerinde darbe gibi sözcükler tüyleri diken diken ediyor. Ancak bu gerçek Türkiye gibi ülkelerde iplerinden kopan darbecileri tabiî ki etkisizleştirmiyor. Tam aksine onları daha da saldırganlaştırıyor. Pamuk fiyatı spekülasyonu parası olanı kurtarıyor.

Ama hem küresel kapitalizmden hem de darbecilerden topyekûn kurtulmak için başka bir yol gerekiyor.