Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012
0
Dün ABD’nin başkenti Washington’da yapılan AB-ABD zirvesinde, küresel ekonominin yeni ve zorlu bir döneme girdiği vurgulandı. Biliyorsunuz bu tür zirvelerin sonuç bildirileri, ‘vay be iyi ki toplanmışlar; yoksa uçurumun dibinde bulacakmışız kendimizi’(!) dedirten şaşırtıcı açıklamalardır. Yine öyle oldu… Bu tür zirveler bin kere de olsa, gün sonunda söylenenler daha bir müddet hep aynı olacak. Yani, ‘ekonomik büyümenin yeniden canlanması için işbirliği, büyüme kaynaklarının harekete geçirilmesi ancak bütün bunların finansal istikrarı gözetecek şekilde yapılması falan.’ Bu resmi bir dildir ve çok uzun bir süredir kapitalizmin en tepesindeki küresel kurumların her açıklamasında bu benzer kalıplar yer alır. Zaten bir sistemin, ideolojinin batma sürecine girip girmediğini geliştirdiği ve sürekli tekrar ettiği resmi jargondan anlarsınız. Bu resmi dil, artık günlük hayatta, okullarda, yazışmalarda, haberlerde hep karşınıza çıkmaya başlar. ‘Güçlü adımların atılmakta olduğu, kazanımların korunması gerektiği’ söylenir durur. Burada anahtar sözcükler, istikrar, güven, huzur ve hukuk devletidir. Tabii Batı bu krizle bir yolun sonuna geldiği için bu resmi dile şimdi daha çok başvuruyor. Hâlbuki biz yaklaşık seksen yıllık bir tecrübeye sahibiz. Bundan dolayı bu tür zirve sonuçları gerçekten hiç inandırıcı gelmiyor. Bu yüzden ben size daha inandırıcı bir hikâye yazayım.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012
0
Bu ayın başında Suriye’nin başkenti Şam’da ‘Ulusal Ekonomi Forumu’ yapıldı. Suriye’nin devlet ajansı SANA’nın geçtiği habere göre, Şam’daki ‘milli’ ekonomi forumuna, iş dünyasından, sendikalardan, akademik ve sosyal çevrelerin il temsilcilerinden oluşan 300 kişi iştirak etmiş. Şimdi SANA’nın geçtiği bu haberi resmi Baas dilinden değil de gerçek olandan okuyalım, işin gerçeği şöyle: Baas Partisi’nin, dışarıya karşı ekonomi yolunda kampanyası çerçevesinde düzenlediği ekonomi forumuna, partinin iş âlemindeki ileri gelenleri, partinin sendikaları, partinin akademisyenleri ve partinin il temsilcileri katıldı. Şu ifadeye bakar mısınız; ‘sosyal çevrelerin il temsilcileri’ burada SANA’nın ‘sosyal çevre’ diye geçtiği çevreler partinin o yereldeki teşkilatları.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 12-03-2012
0
Acılı ve şaşırtıcı bir hafta geçirdik yine. Van depremi, özellikle son sarsıntıda yaşamını yitirenler hepimize çok önemli bir ders verdi. Ben bu dersin, bizim yakın tarihimiz açısından da oldukça anlamlı olduğunu düşüyorum. Belki de, bu günlerde biten bir tarihi anlatmak için, yarın tarihçiler ‘Van depremi’ metaforunu kullanacaklar. Düşünün, Van’ın kurulu olduğu topraklar binlerce yıl öteden gelen medeniyetlere kucak açmış. Üç önemli uygarlık (Urartu, Selçuklu ve Osmanlı) bu topraklarda sayısız eser bırakmış. Bu eserlerin bugüne gelenleri depremde yıkılmadı. Yani yaklaşık üç bin yıllık yapılara depremde bir şey olmadı.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Bir İngiliz gazetesinde çıkan Avrupa’nın krizi savaşla çözeceği senaryosu ilk bakışta pek ciddiye alınmayacak, ikinci sınıf bir Hollywood felaket filmi gibi geliyor. Ancak yine de, G-20 zirvesi yaklaşırken olan bitene baktığınızda durum, yaklaşan bir savaşı işaret etmese de, hiç de parlak değil.
Sorun yaklaşmakta olan durgunluğa karşı ne yapılacağı ve para birliğinden başlamak üzere AB’nin yeni temellerinin atılması. Ama bunu yapacak, daha doğrusu bu yalın gerçeği görecek, bir siyasi irade AB’de şu an yok. Böyle
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Dün başta Amerika, İngiltere ve Kanada’da olmak üzere birçok merkezde yaklaşmakta olan G-20 zirvesine yönelik protesto gösterileri vardı. Özellikle G-20 zirvesinin yapılacağı Fransa’da ve krizin dibine doğru yolculuk yapan Avrupa’da bu protesto hareketlerinin kalıcı siyasi yapılara dönüşmesi de bekleniyor. Bu krizle birlikte kapitalizme, krize alternatif çözümler geliştirmeye başlayan, bunu yaptıkça da hızla yayılan yeni evrensel bir muhalefet hareketine tanık oluyoruz. Örneğin, dün Amerika, Kanada ve Avrupa’nın birçok kentinde protesto gösterilerini örgütleyen Adbusters grubu, küresel finans sisteminde, her gün dönen trilyonlarca dolardan yüzde 1 Robin-Hood vergisi alınmasını öneriyor.
Share on Facebook