Türkiye’de sermayenin (yeniden) oluşumu ve birikimi süreçleri

Posted by ertemcemil132 | Posted in aktüel dergisi yazıları, Finans Politik, Türkiye Yazıları | Posted on 07-03-2010

0

Aşağıdaki yazı Forbes dergisinin bu ay hazırlanan “zenginler” dosyası için kaleme alınmıştır. Yazının burada okuyacağınız versiyonu dipnotları ile orijinal halidir. Bu yazının bir değişik şekli de Aktüel dergisinin son sayısında yayınlanmıştır.

 

Forbes’in bu ay hazırlığı “zenginler” dosyası birçok açıdan hepimize çok önemli ipuçları veriyor. Türkiye’de şu sıralar yapılan tartışmalar ve bunların sonucunda kalkan toz duman biraz sukuta erdiğinde karşılaşacağımız tabloyu bu çalışma ve çalışmanın sonuçları anlatıyor aslında. “En zenginler” ile diğerlerinin arası açılıyor. Ama ne olursa olsun artık o eski zenginler yok. Yani dünyada uzunca bir süredir bilgi teknolojileri ve bilgisayar gibi teknoloji sektörlerinde “sıfırdan” en zenginler listesine girenlerin ağırlığı ortadayken Türkiye bu yeni ve genç zenginlerle tanışmamıştı. Ancak 2008 krizinin getireceği köklü değişim, özellikle Amerika’da görülen yeni zengin neslin, ilkönce kıta Avrupa’sında sonra da Türkiye gibi “gelişmekte olan” ülkelerde “eskileri” hızla geriye iteceğini bize gösteriyor.

Ancak Türkiye’deki değişim, aynı zamanda, siyasi ve sonra de köklü hukuki değişimleri de arkasından sürükleyeceği için, dünyadakinden, çok daha sancılı olacak.

Türkiye’de zenginliğin kaynaklarına baktığımızda tabii ki ilkönce devleti görürüz.

Siz artık masaya yumruk vuramazsınız!

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 13-10-2009

1

Kriz sonrası belirginleşecek yeni sermaye birikim süreci, Türkiye’de hâkim sermaye yapısının yenilenmesini ve/veya el değiştirmesini gerektirecek. Bu Türkiye’de çok önemli gelişmelere neden olabilecek bir tespit. Ama mutlaka olması gereken ve olacak olan bir değişimde. Çünkü şu sıralar, Kürt sorunundan, Ermenistan ilişkilerine kadar “yoluna konmaya” çalışılan tüm sorunlar, bu konuda izlenen siyaseti takip edecek, bunu ekonomik yönden tahkim ederek arkasında duracak güçlü küresel bir ekonomik yapılanmayı gerektiriyor. Bu açıdan önümüzdeki günlerde, siyasetteki dönüşüm kadar ekonomide, el değiştirmelerle başlayacak dönüşüme de bakmak gerekecek.