Hayatın-suyun-sıkıştığı yer veya su sorununun üç boyutu

Posted by ertemcemil132 | Posted in ABD, Kriz, Küreselleşme, Finans Politik, Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 18-03-2009

0

 

 Nisan ayındaki zirveye hazırlık niteliğinde olan G-20 Maliye Bakanları toplantısından çıkan iki önemli vurgu vardı. Birincisi korumacılığın, bu krizin yol açabileceği en olumsuz sonuçlardan birisi olacağı ve korumacıkla mücadele edilmesine yapılan vurgu; ikincisi ise, banka sisteminin, bütün bu kriz boyunca, kendi başına bırakılmayacağının “resmen” kabulü.  Yani likidite desteğinin yetmediği yerde hızla “devletleştirmelerin” gündeme gelmesi artık “resmen” onaylandı.

Şimdi bütün bu kararlar çok şeyi anlatıyor aslında. Korumacılığı bir tehlike olarak görmekle banka sistemini devlet eliyle tamir etme iradesi arasında çelişki var gibi duruyor. Ancak kesinlikle değil. Çünkü şu andaki finans sistemi, hem kurumsal yapı olarak hem de risk yönetimi ve anlayışı olarak, bu krizle birlikte batan, bir önceki sanayi yapısını temsil ediyor. Dolayısıyla bu sistemin çok hızlı bir şekilde kabuk değiştirmesi gerekiyor. İşte bu kabuk değişimi krizin süresini de belirleyecek. Banka sisteminin elindeki kaynakları “doğru yerlere” yönlendirmesinin yeni koşulları ancak sistemin tümüyle yeniden yapılanmasıyla mümkün olacaktır. Bu makalede krizin sıkıştığı yeri anlatırken, aynı zamanda, hayatın kaynağı olan suyu da ele alacağız. Çünkü bugün insanlığı bekleyen en büyük tehlikelerden biri olan “susuzluk” ve/veya suyun-hayatın- kirlenmesi ile krizin nedeni aynı.

Su Sorunu Yine Karşımızda

Posted by ertemcemil132 | Posted in Finans Politik | Posted on 27-05-2008

0

YAZ GELİYOR “SU” SORUNUNU HATIRLAYALIM!

Su ticari bir meta olursa savaşlar kaçınılmaz!

Bugün dünyanın en sorunlu yeri Ortadoğu petrolün önem yitirmesiyle ve petrole alternatif geliştirilmesiyle daha da sorunlu hale gelecek. Çünkü şimdilerde elde ettikleri muazzam petrol gelirleriyle deniz suyu arıtarak ve taşıma su gibi oldukça yüksek maliyetlerle sorunlarını çözen körfez ülkelerinin zor durumda kalacakları artık biliniyor. Bugün su sıkıntısı çeken 29 ülkenin 13 tanesi Ortadoğu ülkesi. Türkiye’nin Dicle ve Fırat suları için geliştirdiği ve suların adil kullanımını içeren “Üç Aşamalı Plan” gibi girişimlerin giderek havada kalacağı aşikârdır.

Ortadoğu gibi dünyanın sorunlu bölgelerinde su sıkıntısının ilk önce doğal felakete sonra da, Türkiye’nin de içinde olduğu bitmek tükenmek bilmeyen savaşlara dönüşmemesi için suyun ve su kaynaklarının artırılması ve var olanların adil, akılcı, etkin insanca kullanımı gerekiyor.

Su sorunu petrol sorununu daha aşmadan karşımıza çıkacak. Her yaz başlangıcında Türkiye bu sorunu hatırlar. Baraj doluluk oranları haberlerin ilk sırasında boy göstermeye başlar. Su panelleri, kongreleri düzenlenmeye başlanır.