Kabine değişikliği ve Wolfram Alpha’nın yenidünyası

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 06-05-2009

1

 

hoff1Ekonomi yönetimindeki köklü değişiklik, daha iktisatçılara kalmadan, futbol yorumcularından magazin yazarlarına kadar herkes tarafından değerlendirildi. Yani ne denebilir; demek ki böyle bir beklenti varmış ve bu değişiklik herkese “acaba daha iyi olabilir mi?” sorusunu sordurdu. Bu değişiklik Türkiye’nin, yalnız ekonomide değil, dış politikada da kesinleşen yolunu bize anlatıyor.
Yani, önümüzdeki dönem, kriz sonrası, Türkiye’nin dışa açık ve bütünleşmeyi öne çıkaran yüzü daha da belirginleşecek. Maliye Bakanlığı’na Mehmet Şimşek’in getirilmesi ve arkasından gelecek IMF anlaşması ile birlikte; SPK, BDDK gibi stratejik kurumların, AB ilişkilerini ve dış işlerini şimdiye kadar yürütmüş Babacan’a verilmesi çok önemli bir siyasi iradeyi anlatıyor.
Kamu bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması, piyasaları denetleyici ve düzenleyici kurumların küresel entegrasyona bağlı olarak yeniden yapılandırılması bu dönemde gerçekleşecek. Gelir İdaresi’nin “bağımsızlığı” mutlaka gerçekleştirilecek.
Mehmet Şimşek’in Maliye Bakanlığı’na getirilmesi IMF’nin ve AB sürecinin istediği, gerektirdiği köklü reformların yapılacağı konusunda Hükümetin kararlı olduğunu söylemesinden başka bir şey değildir. Para politikası ve Maliye politikasının bundan sonra daha uyumlu olduğunu göreceğiz. Maliye, Merkez Bankası’nın “bağımsız” politikalarını, maliye politikası çerçevesinde, takip ederken, vergi toplanması ve denetimini yapan kurumlar da tıpkı Merkez Bankası gibi “bağımsız” bir niteliğe sahip olacaklar.

TED HOFF, KENNEDY VE ESKİ DENGELERE DAİR..

Posted by ertemcemil132 | Posted in Finans Politik, Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 26-06-2008

0

Müptezel Kurumlar ve Geleceğin İşaretleri

Kapitalizm üretim araçlarını eskisi gibi denetleyemiyor ama siyasi kurumları eskiden daha fazla denetleyerek bunları daha fazla gericileştiriyor. İşte bu neoliberalizmin dengesidir. 

 

Dünya Amerika seçimlerini bekliyor. Amerika’nın artık yola neoconlarla devam etmeyeceği söylenebilir. Obahama’nın iktidarı önemli değişimlere gebe. Aslında yeni demokrat iktidar, J.F. Kennedy’nin öldürülmesiyle kesintiye uğrayan küresel devlet tezinin yeniden hayata geçmeye başlaması anlamına da gelecek.

1963’de J.F. Kennedy’nin ABD derin devletince öldürülmesi çok yönlü bir adımdır. Bu soğuk savaşın derinleştirilmesi iradesi olduğu kadar, silikon vadisinde ikinci savaş sonrası ortaya çıkmaya başlayan bilişim teknolojilerine, kimya-petrol ve ağır silah-demir-çelik sanayilerinin bir darbesidir de. Bu adım hem soğuk savaşı derinleştirmiş hem de, buna bağlı olarak, bugüne sarkan 1970’li yıllardaki krizi hazırlamıştır. Şimdi ABD yeni bir küresel güç olmaya hazırlanıyor. Ama J.F. Kennedy’nin bıraktığı yerden. Obahama iktidarı bence yeni bir teknolojik çağ açacak ve bunun siyasete yansıması bizi kısa sürede çok önemli değişimlere götürecek.