Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Doların yükselişinin bir kur operasyonundan çok daha fazla şeyi ifade ettiğini söyleyebiliriz. Amerikan Merkez Bankası, şu ‘twist’ operasyonu ile bir taşla birkaç kuş vurmayı denedi.
Operasyonun görünürdeki amacı, uzun vadede faiz oranlarını bu seviyede kalmasını garantilemek olsa da, Fed, bu yolla ABD kağıtlarına ve dolara olan talebi, kısa sürede, sıçratacağını tabii ki hesap etti; operasyonun
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Avrupa’daki oyun devam ediyor. Alman Parlamentosu dün Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun (EFSF) genişletilmesine onay verdi. Avrupa’daki durum, aynı zamanda, bir siyasi hesaplaşmaya da dönüşmek üzere. Zaten Alman Parlamentosu’nda yapılan oylamada itirazlar Hıristiyan Demokratlardan geldi. Sol taraf kurtarma planına destek verdi.
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Star Gazete Yazıları | Posted on 03-11-2011
0
Bugün İsviçre’deki Nükleer Araştırma Merkezi’nden (CERN) gelen şaşırtıcı haberle başlayalım. Sanıyorum bu gelişme, hem dünya medyasında hem de fizik çevrelerinde önemli bir tartışmanın başlangıcı olacak. Ama bu tartışmanın, Einstein’ın teorisi üzerinden devam edeceğini sanmıyorum. Zaten bu Einstein’a haksızlık olur. Çünkü onun kuramının adı ‘görelilik kuramı’ dolayısıyla adı görelilik olan bir kuramın mutlak olacağını savunmak pek mümkün değil. CERN’de yapılan deneyin Einstein’ın kuramının çöktüğ
Share on Facebook
Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 06-11-2009
1
Bu hafta başı küresel piyasalar krizin bitmediğini anlatan hareketlerle açıldı. Amerika’da küçük ve orta boy işletmelere kredi veren ve en büyük finans kuruluşlarından biri olan CIT, iflas korumaya başvurdu. Bu Amerikalı küçük işletmelerin durumlarının giderek bozulduğunu bize gösteriyor. Bu işletmeler, dünyanın her yerinde olduğu gibi, çok yoğun bir küresel fiyat rekabeti ile karşı karşıya. Küresel emtia fiyatlarını takip edemiyorlar ve ucuz emtia alamıyorlar. Çünkü ilkönce Çin sonra da ellerinde dolar fazlası olan Asya ülkeleri emtia piyasalarına girip ucuz emtia alıyorlar. Bu ülkelerin girdiği emtia piyasalarındaki fiyatlar hızla yükseliyor ve rakipleri yüksek fiyattan mal almak zorunda kalıyor. Böylece Çin ve benzerleri bir taşla birkaç kuş vurmuş oluyor. Mesela son iki yılda bakırdan pamuğa kadar temel emtiaların fiyatları, krize rağmen, yükseliyor. Bu yükselişte Çin’in ve diğer Asya ülkelerinin payı var. Böylece Çin, yalnız ucuz emeğe dayalı bir rekabet yapmıyor. Ticaretin birinci kuralını uyguluyor. Yani “alırken kazanıyor”. Rakipleri de onun alım yaparak fiyatlarını yükselttiği malları onun arkasından topluyorlar. Bu durum şimdiye değin, Türkiye gibi piyasaları sonradan takip eden ülkelerin küçük ve orta boy işletmelerini vurdu. Şimdi ise Amerikalılar aynı derdin pençesinde. Çin, Amerikalı tüketiciye ucuz ürünlerle tasarruf ettiriyor ama küçük üreticileri batırıyor. İşte tam burada krizin ikinci aşamasına geliyoruz.
Share on Facebook
“Küresel ağ kapitalizmi”
Şimdi hararetle ve çok yanlış bir şekilde şu tartışılıyor: Krizden çıkış başladı mı? Yani ne demeli bu soruya bilmiyorum. Ama öteden beri, bu soruya verilen yanıtlar da en az soru kadar tuhaf. Yani şu L, V, W çıkışı tartışmalarını kastediyorum. Şu TIR’la gümrükten kaçak geçen 18,5 milyar dolar asparagası kadar bir cahillik örneği olan “krizden çıkış tartışmaları,” yaşanılan dönüşümün hala anlaşılamamasının en büyük işareti olarak bu krizin tuhaflıkları arasındaki yerini alacak.
Geçen hafta yazdığım “Pentagon’un teknolojisi kimin elinde” başlıklı yazıya gerçekten üzerinde tartışmaya değer yanıtlar geldi. Özellikle Özgür Uçkan’ın katkıları önemli. Uçkan krizi yorumlarken “ağ kapitalizmi” kavramına başvuruyor. Özgür Uçkan, “küresel ağ kapitalizmi” konusunda tamamen katıldığım ve benimde öteden beri tartışarak savunduğum aşağıdaki açılımları yapıyor.
Share on Facebook