Önümüzdeki İki Yıl

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 19-05-2008

0

Cemil Ertem 2007-11-24 tarihli Taraf Gazetesi Yazısı

2008–2010 yatırım programı metnindeki giriş paragrafı şu:” TBMM tarafından kabul edilerek 2007 yılında uygulanmaya başlanan Dokuzuncu Kalkınma Planı ile, vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunun artırılması temel amacı çerçevesinde, “istikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen ve AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” vizyonu ortaya konulmuştur.”

Gerçekten böyle mi olacak; yoksa yukarıdaki satırlar, yıllardır dinlediğimiz ve hiçbir işe yaramayacak“politik” yapacağız-edeceğiz metinlerinden mi?

Bu tür laflara ancak biz iktisatçılar kanarız; vatandaşın bu sözlere karnı tok, o olup bitene, sonuca bakar.

Şu düşen-çıkan piyasalar bir yana, bu günlerde sanayi sitelerinde, organize sanayi bölgelerinde işler pekiyi değil. İhracat yapmaya çalışan, yurtdışında malının kalitesi ile bir yer edinmiş ve kurumsallaşmış firmalar dışında kalanlar iç pazardaki talep daralmasına ve nakit sıkışıklığına bağlı sıkıntı yaşıyorlar.

TÜİK İmalat Sanayi Anketi’nde kapasite kullanım oranı, geçen yıla göre, ancak bir puan yukarıda. Ama daha önemlisi hammadde fiyatları satış fiyatlarının üstünde artıyor. İmalat sanayinde hammadde fiyatları Ekim ayında yüzde 0,9 artarken satış fiyatları yüzde 0,3 artmış. Satış fiyatlarının artmaması düşen iç talebe bağlı. Çünkü iç pazardaki talep yetersizliği iş yerlerinin tam kapasite ile çalışmamasının en önemli nedeni. YTL değerleniyor, dolar ucuzluyor ama dolarla işlem gören emtia fiyatları dünyada artıyor. Hammadde fiyatlarındaki artış sürecek. Görünen o ki iç talepteki daralma da sürecek. Çünkü imalat sanayi emek verimliliğine bağlı ayakta kalıyor. Bunun da anlamı ücretlerin düşük, çalışma sürelerinin uzun olması. Böyle olunca, çok geniş bir kesim zorunlu ihtiyaçlarını bile alamıyor.

Emek verimliliği deyince kimse, zaten canı çıkmış, KOBİ’lerin yüksek karlarla çalıştığını sanmasın. Hammadde fiyatlarının satış fiyatlarından hızlı arttığı ve reel faizin yüzde 10–15 arasında olduğu bir ekonomide karlılıkta düşük tabi. İhracat yapanların karlılığı kur dengesizliği nedeniyle düşük; iç pazara çalışanlarında faiz ve talep daralması nedeniyle düşük. Ortalama karlılık yüzde 5’lerde geziniyor.

Faizin reel olarak yüzde 15’lere dayandığı bir ekonomide nasıl ayakta kalacak binlerce KOBİ; çoğu batacak.

Önümüzdeki iki yıl çok hızlı bir sermaye temerküzü yaşayacağız.

Şimdi hükümet Ar-Ge’ye çok büyük teşvikler getirmeye hazırlanıyor. 2013 yılına kadar Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payı yüzde 2’ye yükselecekmiş. Şimdilik bu oran 0,66. Bu konudaki teşvik yasası hazırmış.

Ama bu yasadan yararlanacak KOBİ’ler nerede?

Yasa çıkmadan çoğunu kaybetmeyelim.

Önümüzdeki iki yıl çok iyi geçmeyecek.

ABD Makas Değiştiriyor

Posted by ertemcemil132 | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 18-05-2008

0

Cemil Ertem Taraf Gazetesi Yazısı

Geçen sene tam bu zamanlar Greenspan ABD ekonomisinin resasyona gireceğini kesin bir dille söylemişti. Ama başta halefi Bernenke olmak üzere şimdi ABD ekonomisini yönlendiren birçok yatırım bankası ve fon yöneticisi o zaman onun bu ciddi uyarısını dikkate olmadı. Bernenke faizleri indirmede çok gecikti. Bush hükümetinin işbaşına geldiğinden beri savunduğu ve devam ettirdiği ekonomi politikasında ısrar etti. Bunun sonucunda ABD, Avrupa ve Asya piyasaları 7.3 trilyon dolar kaybettiler. Bir yıldaki bu muazzam kayıp aslında yüksek faiz ve yüksek petrol fiyatı ile şişen piyasaların köpüğü idi. Şimdi bu köpük yok. Bir yerde gerçek, olması gereken rakamlara geliyoruz. Yalnız son bir yılda değil, Bush işbaşına geldiği ve yüksek faiz karşılıksız dolar politikasını uyguladığından beri şişen rakamların sonuna geliyoruz. Bush’la birlikte ABD bütçe açığı vermeye başladı, askeri harcamalarını artırmaya başladı. Bush’la birlikte bir önceki dönemin sanayileri yani petrol, silah, demir-çelik öne çıkmaya başladı. 11 Eylül oldu, Irak işgal edildi. ABD saldırgan bir politik hatta geçti. Bunu ekonomik olarak yüksek faiz ve karşılıksız dolar tamamladı. Savaş bütçesi ve silahlanma harcamaları arttı. Çöken sanıldığı gibi ABD’nin mortgage piyasası değil, ABD’nin karşılıksız dolar ve askeri harcamalar politikasıdır.

Şimdi bu bitiyor. Bu 1973’deki gibi bir kriz değil. Dünya ekonomisi yalnızca Bush iktidarının karşılıksız olarak bastığı yaklaşık 20 trilyon doları geri alacak. Bunun yarısı zaten 1 yılda gitti. Şimdi fed faizleri yüzde 2 lere kadar düşürecek. Birçok fiyat başta petrol olmak üzere gerçek değerine yaklaşacak. Nasdaq geçen seneden beri (Ekim–2007 tepe noktası’ndan beri) yüzde 20 kaybetti. Nasdaq daha kaybedecek. Asya borsalarındaki düşüş de sürecek. Ancak finans sektöründen reel sektörlere doğru krizin kayması şu an söz konusu değil.

Ancak Türkiye gibi cari açıkla nefes alan ve özel sektörün borçlu olduğu ekonomiler de önümüzdeki günlerde el değiştirmeler ve ciddi sıkıntılar yaşanacak. Nakit girişi sürekliliği olmayan ve kısa vadeli borçları olan firmaları güç günler bekliyor.

YTL’nin ani ve keskin değerlenmesi beklenmemeli. Türkiye’ye sermaye girişleri azalacağından büyümede ciddi düşüşler olabilir. Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye için bir avantaj gibi gözükse de kısa vadeli sermaye girişlerinde yavaşlama olacağından bu avantaj Türkiye’yi rahatlatmayacak. Burada Türkiye için kritik noktalardan birisi de Avrupa. Avrupa’da ciddi büyüme düşüşleri olursa Türkiye’de çok ciddi sorunlar başlar. Ancak Avrupa Merkez Bankası şimdilik ihtiyatlı ve gelen kriz dalgasını bertaraf edecek hazırlıkta gözüküyor. Avrupa ekonomisi ABD ekonomisi kadar daralma yaşamayacak. Bu bizim için avantaj. Petrol dahil, bu süreçte şisen bütün emtia fiyatları gerçek değerini bulacak. Buna altın ve YTL fiyatı dahil.

Hükümet hemen KOBİ’leri rahatlatacak mali ve ekonomik önlemleri almalı. Mecliste bekleyen teşvik yasası var olan gelişmeler dikkate alınarak daha somut ve uygulanabilir hale getirildikten sonra hemen çıkarılmalı. Bu süreçte nakit girişi azalacak ancak güçlü işletmeler için ek kaynaklar yaratılmalı.

ABD çok kesin olarak makas değiştiriyor. Bush ve ekibi artık kesin olarak gidici. Gelen demokratlar çok farklı bir politika izleyecekler.

Türkiye stratejik sektörleri öne çıkaracak bir teşvik politikasını hayata geçirmeli.

Bu süreçte büyümedeki düşüşten kaynaklanacak sosyal sorunlara ve işsizliğe karşı hükümet ek önlemleri şimdiden düşünmeli.