“REFERANDUM’UN EKONOMİ POLİTİĞİ

Posted by cemilertem | Posted in ABD, Kriz, Küreselleşme, Türkiye Yazıları | Posted on 30-07-2010

0

Aşağıdaki metin referandum süreci ile ilgili yazdığım yazıların yalnız ekonomi-politik ağırlıklı tespitlerinin ve tezlerinin derlenmiş halidir. 

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en önemli iki ayını yaşayacak. Bu süreç, yalnızca bir referandum süreci değil bundan sonrasının temel dinamiklerinin ve aktörlerinin belirleneceği bir geri dönüşsüz yol aynı zamanda. Şimdi, şu saate kadar, çok tartışıldı ama AYM’nin aslında ne yaptığından başlayayım. AYM, tamam esasa girdi ama aslında pakete dokunmadı, dokunduğu hususlar öz’e sirayet etmeyen son derece teknik detaylar. Bu, AYM’nin, şimdiye kadar olan çizgisine ve ideolojik-politik duruşuna söz söyletmemek için bir “zevahiri” kurtarma taktiğidir.

Salı günü, yani AYM kararından bir gün önce şöyle yazmıştık: “Türkiye’de şu an referandum ve arkasından gelecek seçim sürecinin yarıda kesilmesi, sigara tekelleri gibi akbabalara, savaş endüstrisine, neocon artıklarına, uyuşturucu tacirlerine ‘Türkiye’yi yağmalayın, biz daha iktidardayız’ demek anlamına gelir. Bu, yalnız Türkiye’de demokrasi ve barış sürecinin yarıda kesilmesi anlamına gelmez, başta Ortadoğu olmak üzere, Türkiye’nin, siyaseti ve ekonomisiyle etkilediği bütün hinterlandın felce uğraması anlamına gelir. AB’nin krizi derinleşirken, Obama yönetiminin bütün stratejileri altüst olur. İsrail gibi terörist devletlerin ve onları besleyen uyuşturucu, silah, sigara tekellerinin günleri başlar. İşte bu gerçeğin yalnız hükümet değil, Türkiye’de TSK dahil, devletin birçok kurumu artık farkına vardı. (…) Sonuçta devlet, yukarıda yazdığım çerçevenin farkında ve AYM de devletin en önemli kurumu. Bu yüzden bence sonuç belli gibi. Ancak, AYM’nin kararından sonra nasıl bir süreç bizi bekliyor; 12 eylülde 12 Eylül Anayasası’ndaki en büyük deliği demokrasi adına bu ülke açabilecek mi; bilinemez ama bu sürecin Türkiye’de solu ve sağı yeniden dizayn edeceği çok açık.”

İşte şimdi tam buradan devam edelim.

İNCİ KEFALİ NÖBETİ

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları, Türkiye Yazıları | Posted on 22-06-2010

0

00018277Van Gölü’nün sodalı suyunda yaşayan mucize bir canlı, inci kefali. Ama yanlış ve bilinçsiz avlanma yüzünden yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. İnci kefalinin, göç yolunda, yumurta bırakmadan avlanması, soyunun tükenmesine yol açıyor. Geçen gün çok ilginç bir haber vardı; Van Gölü’nde göç eden inci kefalleri, bundan böyle asker korumasındaymış. Haberin görüntüleri ise daha da ilginçti. Coşkun suda zıplayarak yolunu bulmaya çalışan kefallere tam donanımlı G-3 piyade tüfekli askerler elleri tetikte eşlik ediyordu. Gerçekten çok güzel bir uygulama bu. Aynı zamanda askerin en anlamlı nöbeti olmalı bu inci kefali nöbeti.

ÖLÜ KUŞAKLARIN MİRASI

Posted by cemilertem | Posted in Taraf Gazetesi Yazıları | Posted on 09-08-2008

0

Marx, Fransa’da 1855’te başlayıp 1870’e kadar sürecek olan krizi tüm yönleriyle okumuştu. Bu ayırt edici özellik onu çağdaşı diğer iktisatçı ve siyasetçilerden ayırıyordu.

 

III. Napoleon’un darbesinin ve buna bağlı sürecin nereye varacağını gören Marx, tarihi güncelle birleştirip okuma konusunda, belki de gelmiş geçmiş en yetkin filozoftu.

 

Marx, Proudhoncu iktisatçıların 1855 kriziyle ilgili tüm çözüm önerilerinin geçersiz olduğunu söylerken iktisat bilgisinden daha çok tarihsel materyalist bakış açısına dayanıyordu.

 

Örneğin o zaman da, şimdi olduğu gibi, Merkez Bankası’nın para politikaları üzerinde çok yoğun tartışmalar vardı. Ama yaşanmakta olan krizin, ne yapılırsa yapılsın, çözümünün iktisaden imkânsız olduğunu, çözüm için yeni bir politik dönemin başlaması gerektiğini Marx biliyordu. Şimdi insan bugün iktisattan siyasete uzanan tartışmalara ve bunlara bağlı üretilen politikalara bakınca ister istemez Marx’ın şu sözlerini hatırlıyor: