Elazığ depremi vesilesiyle;Şili depreminin unutulmaz sonuçları

Posted by cemilertem | Posted in Türkiye Yazıları | Posted on 08-03-2010

1

chile-earthquake-radius1Aşağıdaki yazı, geçen hafta Taraf gazetesi’nde yayınlandı. Bugün Elazığ depremi nedeniyle yazıyı buraya da koyuyorum. Elazığ’daki deprem orta büyüklükte bir deprem. Yani Şili depremi Elazığ depreminin yaklaşık 1000 katı şiddetinde falan. Ama neredeyse Şili’de ölenlerle Elazığda ölenler sayı olarak aynı. Öte yandan Şili’de Türkiye’de “azgelişmiş” ülke değil mi? İşte bu depremler ortaya koyuyor ki Şili ve Türkiye artık aynı gelişmişlik düzeyindeki ülkeler değil. Peki 20 yıl öncesine kadar aynı gelişmişlik düzeyine ve kadere boyun eğen bu iki ülke son 20 yılda nasıl farklılaştı? Çok basit Şili darbe ve askeri vesayet rejimi kalıntılarını bu 20 yılda sildi; en azından silmeye çalıştı. Türkiye ise tam aksine yeni darbe tezgahları, post modern darbeler ve bunlara bağlı entrikalarla ve yağmalarla boğuştu. Sonuç ortada. Şili’de sosyalisler başka bir deyişle sosyal demokratlar darbecilerden hesap sordu; darbecilerden hesap sormak için Hristiyan demokratlar, Sosyalistler ve Radikal demokratlar birleşti. Türkiye’de ise “sol” ve “sosyal demokratlar” nasyonel sosyalistlere dönüşüp şeriat geliyor diye (!) darbecilerle aynı cephede yer aldı. Demokratikleşme AKP’ye bırakıldı ve dolayısıyla geciktirildi. Sonra da bunlar, AKP niye 12 Eylül’den hesap sormuyor diye AKP’ye hesap sormaya başladılar ki; 12 Eylül’ün aslına dönüştüklerinin farkına varmadan… İşte size 8.8 Şili depremi ve 6.0 şiddetindeki Elazığ depremi; buyrun… Sonuçlarına birlikte bakalım!

nizam23_elazigdeprem1

Türkiye’de sermayenin (yeniden) oluşumu ve birikimi süreçleri

Posted by cemilertem | Posted in Finans Politik, Türkiye Yazıları, aktüel dergisi yazıları | Posted on 07-03-2010

0

Aşağıdaki yazı Forbes dergisinin bu ay hazırlanan “zenginler” dosyası için kaleme alınmıştır. Yazının burada okuyacağınız versiyonu dipnotları ile orijinal halidir. Bu yazının bir değişik şekli de Aktüel dergisinin son sayısında yayınlanmıştır.

 

Forbes’in bu ay hazırlığı “zenginler” dosyası birçok açıdan hepimize çok önemli ipuçları veriyor. Türkiye’de şu sıralar yapılan tartışmalar ve bunların sonucunda kalkan toz duman biraz sukuta erdiğinde karşılaşacağımız tabloyu bu çalışma ve çalışmanın sonuçları anlatıyor aslında. “En zenginler” ile diğerlerinin arası açılıyor. Ama ne olursa olsun artık o eski zenginler yok. Yani dünyada uzunca bir süredir bilgi teknolojileri ve bilgisayar gibi teknoloji sektörlerinde “sıfırdan” en zenginler listesine girenlerin ağırlığı ortadayken Türkiye bu yeni ve genç zenginlerle tanışmamıştı. Ancak 2008 krizinin getireceği köklü değişim, özellikle Amerika’da görülen yeni zengin neslin, ilkönce kıta Avrupa’sında sonra da Türkiye gibi “gelişmekte olan” ülkelerde “eskileri” hızla geriye iteceğini bize gösteriyor.

Ancak Türkiye’deki değişim, aynı zamanda, siyasi ve sonra de köklü hukuki değişimleri de arkasından sürükleyeceği için, dünyadakinden, çok daha sancılı olacak.

Türkiye’de zenginliğin kaynaklarına baktığımızda tabii ki ilkönce devleti görürüz.